| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve tilke-lcennetu-lletî ûriśtumûhâ bimâ kuntum ta’melûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Yaptığınız güzel ameller sâyesinde vâris kılındığınız cennet işte burasıdır.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 71, 72, 73. Onlara altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve kendilerine: Siz, orada ebedî kalacaksınız, işte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur. Orada sizin için bol bol meyveler vardır, onlardan yersiniz, denilir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | İşlediklerinize karşılık, size miras verilen işte bu cennettir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size mîras verilen cennettir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve işte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle vâris kılındığınız Cennet |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | İşte bu, sizin yapageldiğiniz iyi amel (ve hareket) leriniz sayesinde mîrascı kılındığınız cennetdir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “İşte yapmakta olduklarınıza karşılık, kendisine vâris kılındığınız Cennet, budur!” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | İşte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız cennetdir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve işte bu o cennetlerdir ki, yapar olduğunuz şeylerden dolayı ona varis kılınmış oldunuz. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Yaptıklarınız sayesinde sizin vâris kılındığınız Cennet işte budur. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Such will be the Garden of which ye are made heirs for your (good) deeds (in life). |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Zuhruf Sûresi 72. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...