| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِلَّا الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي فَاِنَّهُ سَيَهْد۪ينِ | |
| Türkçe Okunuşu * | İllâ-lleżî fetaranî fe-innehu seyehdîn(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Ben, ancak beni yoktan yaratan Allah’a kulluk ederim. O mutlaka beni doğru yola erdirecektir.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Ben yalnız beni yaratana taparım. Çünkü O, beni doğru yola iletecektir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 26,27. İbrahim, babasına ve milletine demişti ki: "Beni yaratan hariç, sizin taptığınız şeylerden uzağım. Beni doğru yola eriştirecek olan şüphesiz O'dur." |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ben ancak beni yaratana taparım. Şüphesiz ki O, beni doğru yola iletecektir." dedi. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | O beni yaratandan başka, zira odur ki beni irdirecektir |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «(Fakat) beni yaratan (Allah) müstesna. Şübhe yok ki O, beni doğru yolda muvaffak edecekdir». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Ancak beni yaratan müstesnâ; çünki şübhesiz O, beni hidâyete erdirecektir.” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Ancak beni yaratana taparım; çünkü O, beni hidayete erdirecektir.” |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «O beni yaratmış olan müstesna. Çünkü, o şüphesiz ki, beni doğru yola erdirecektir.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Ancak beni yaratana kulluk ederim. O mutlaka bana yol gösterecektir.” |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "(I worship) only Him Who made me, and He will certainly guide me." |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Zuhruf Sûresi 27. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...