| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اَمْ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ مَه۪ينٌ وَلَا يَكَادُ يُب۪ينُ | |
| Türkçe Okunuşu * | Em enâ ḣayrun min hâżâ-lleżî huve mehînun velâ yekâdu yubîn(u) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Yoksa ben, şu aşağılık, neredeyse merâmını bile doğru dürüst anlatamayan adamdan daha üstün değil miyim?” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | «Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?» |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | "Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?" |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Yoksa ben, nerede ise meramını anlatamayan şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim? |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki o hem hakîr hem de meramını anlatamıyor |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Yoksa ben ondan hayırlı değil miyim? O ki hakirdir, (meramını) bile hemen hemen açıklayamıyor». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Yoksa ben, kendisi değersiz ve nerede ise söz anlatamayacak durumda bulunan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Yoksa ben nerde ise meramını anlatamıyacak, hakîr ve zayıf durumda olan bu Mûsa'dan daha hayırlı değil miyim? |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Yoksa ben o kimseden daha hayırlı değil miyim ki, o bir hakîrdir ve (maksadını) açıklamaya yaklaşamıyor.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Ben neredeyse meramını anlatamayacak haldeki şu zavallıdan daha üstün değil miyim? |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "Am I not better than this (Moses), who is a contemptible wretch and can scarcely express himself clearly? |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Zuhruf Sûresi 52. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...