Nâziât Sûresi(79) 46. Ayet


46 / 46


# Meal Ayet
Arapça كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا
Türkçe Okunuşu * Ke-ennehum yevme yeravnehâ lem yelbeśû illâ ‘aşiyyeten ev duhâhâ
1. Ömer Çelik Meali Onlar onu gördükleri gün sanırlar ki, dünyada sadece ya bir akşam vakti kalmışlar, ya da bir kuşluk vakti.
2. Diyanet Vakfı Meali Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler
7. Hasan Basri Çantay Meali Onlar bunu görecekleri gün sanki (günün) bir akşamından, yahud bir kuşluğundan başka durmamışlardır.
8. Hayrat Neşriyat Meali Onu görecekleri gün, sanki onlar (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamış gibidirler!
9. Ali Fikri Yavuz Meali (İnsanlar), kıyameti görecekleri gün, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka (dünyada, yahud kabirlerde) durmamışa dönecekler.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Onlar, o Kıyameti gördükleri gün sanki bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başka kalmamış gibi olurlar.
11. Ümit Şimşek Meali O günü gördüklerinde sanırlar ki, dünyada ya bir gece kalmışlardır, ya da bir kuşluk vakti.
12. Yusuf Ali (English) Meali The Day they see it, (It will be) as if they had tarried but a single evening, or (at most till) the following morn!
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Nâziât Sûresi 46. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-92-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 92. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 92. Ayetinin Arapçası:قَالَ يَا قَوْمِ اَرَهْط۪ٓي اَعَزُّ عَلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِۜ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَٓاءَكُمْ ظِهْرِيًّاۜ اِنَّ رَبّ۪ي ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-91-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 91. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 91. Ayetinin Arapçası:قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ۬ كَث۪يرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ينَا ضَع۪يفًاۚ وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَر ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-90-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 90. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 90. Ayetinin Arapçası:وَاسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي رَح۪يمٌ وَدُودٌ Hûd Suresi 90. Ayetinin Meali (Anlamı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-89-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 89. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 89. Ayetinin Arapçası:وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ ق ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-88-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 88. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 88. Ayetinin Arapçası:قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَمَٓا اُر۪ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-87-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 87. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 87. Ayetinin Arapçası:قَالُوا يَا شُعَيْبُ اَصَلٰوتُكَ تَأْمُرُكَ اَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَوْ اَنْ نَفْعَلَ ف۪ٓي اَمْوَال ...