| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ | |
| Türkçe Okunuşu * | Vehuve-lkâhiru fevka ‘ibâdihi vehuve-lhakîmu-lḣabîr(u) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | O, kullarının üstünde her istediğini yapma kudretine sahiptir. O her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olandır, her şeyden haberdârdır. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | O, kullarının üstünde yegane tasarruf sahibidir. Hakim'dir, haberdardır. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | O, kullarının üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Kullarının üstünde kahir o, hakîm o, habîr o |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | O, kullarının üstünde (eşsiz) kahr (galebe ve tasarruf) saahibidir. O, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir, her şeyden hakkıyle haberdârdır. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | O, kullarının üzerinde mutlak galibdir. Ve O, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O, kullarının üstünde galibdir. O, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.” |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve O, kullarının üzerinde mutasarrıftır. Ve O hakîmdir, habîrdir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O, kullarının üzerinde mutlak kudret ve egemenlik sahibidir. O her işi hikmetle yapar, herşeyden de haberdardır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "He is the irresistible, (watching) from above over His worshippers; and He is the Wise, acquainted with all things." |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. En'âm Sûresi 18. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...