| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | İntalikû ilâ zillin żî śelâśi şu’ab(in) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Üç sütun hâlinde yükselen o kapkara cehennem dumanının gölgesine girin!” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 30, 31. Üç kola ayrılmış, (ama) ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidin. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 30,31. "gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin." |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 30,31. “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Haydi gidin o üç çatallı gölgeye (cehenneme)." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Haydi boşanın bir üç çatallı gölgeye |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Haydi (cehennemin) üç kola (ayrılmış) (duman) gölgesine gidin». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “(Haydi!) Üç çatallı bir gölgeye (Cehennemin dumanına) gidin!” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Ey inkârcılar topluluğu!) Haydi cehennemin üç çatallı duman gölgesine gidin. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Üç kola ayrılmış olan bir gölgeye gidiniz. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Üç dala ayrılmış gölgeye girin. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "Depart ye to a Shadow (of smoke ascending) in three columns, |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mürselât Sûresi 30. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...