| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve-nnâşirâti neşrâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Yaydıkça yayanlara, |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | (Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara; |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Yaydıkça yayanlara, |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve neşrederek yayanlara |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (şeriatın hükümlerini yer yüzünde) iyiden iyi yayan, |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Ve (o emirleri) yaydıkça yayanlara! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Yer yüzüne şeriatleri yayan melekler hakkı için, |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve yaymakla yayıverenlere. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Ve yaydıkça yayanlara. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And scatter (things) far and wide; |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mürselât Sûresi 3. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...