| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | لِنُخْرِجَ بِه۪ حَبًّا وَنَبَاتًاۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Linuḣrice bihi habben ve nebâtâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Onunla tâneler ve bitkiler bitirelim diye. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 14, 15, 16. Size tohumlar, bitkiler, (ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için üstüste yığılıp sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 14,15,16. Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Çıkaralım diye onunla taneler ve otlar |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | 15,16. Onunla dâne, nebat ve (ağadan birbirine) sarmaşmış bağçeler çıkaralım diye. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | 15,16. Tâ ki onunla dâneler, bitkiler ve sarmaş dolaş olmuş bahçeler çıkaralım. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Onunla çıkaralım diye, daneler, otlar, |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Onunla daneler ve otlar çıkaralım (diye). |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Onunla taneler, bitkiler, |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | That We may produce therewith corn and vegetables, |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Nebe' Sûresi 15. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Kur’ân-ı Kerîm’in mûcizevî yönlerinden biri de şudur: KUR’ÂN-I KERÎM’DE KELİME SAYILARINDAKİ MUCİZEVÎ UYUM Kur’ân’da birçok ıstılah eşit sayıda tekr ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: RABBİMİZİN DUA ÇAĞRISI: “BANA DUA EDİN, DUANIZI KABUL EDEYİM” Mümin Suresi 60. Ayet Arapça: وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْع ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖZÜR DİLEMENİN FAYDA VERMEYECEĞİ GÜN Mümin Suresi 52. Ayet Arapça: يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُم ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: HESAP GÜNÜNDE ZAYIFLARIN VE KİBİRLENENLERİN ÇEKİŞMESİ Mümin Suresi 47. Ayet Arapça: وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİĞİN KARŞILIĞI: KAT KAT MÜKÂFAT VE İLÂHÎ ADALET Mümin Suresi 40. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: AHİRETTE FERYAT EDECEK OLANLAR! Mümin Suresi 32. Ayet Arapça: وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّ ...