| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْن۪يهِۜ | |
| Türkçe Okunuşu * | Likulli-mri-in minhum yevme-iżin şe/nun yuġnîh(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | O gün onlardan her birinin başından aşkın bir işi, kendine yetecek bir derdi ve belâsı vardır. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Onlardan her kişinin bir şe'ni vardır o gün başından aşar |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | O gün bunlardan herkesin kendine yeter bir işi (derdi, belâsı) vardır. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | O gün onlardan her bir kişinin, kendine yetecek bir işi vardır! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O gün, onlardan herkesin kendine yeter bir işi vardır, (ancak kendi derdi ile kalır). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Onlardan her kişi için o günde bir iş vardır ki, ona yeter. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O gün herkesin kendisine yetecek bir derdi vardır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Each one of them, that Day, will have enough concern (of his own) to make him indifferent to the others. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Abese Sûresi 37. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...