| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ | |
| Türkçe Okunuşu * | Metâ’an lekum veli-en’âmikum | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için yapıyoruz. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32. Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Sizin ve davarlarınızın intifaı için |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (Bütün bunları biz) hem size, hem davarlarınıza fâide olarak (yapdık). |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | 27,28,29,30,31,32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ekinler, üzüm bağları, yoncalar, zeytinlikler, hurmalıklar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Bütün bunları) sizin ve davarlarınızın menfaati için yarattık. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Sizin ve hayvanlarınızın faidelenmesi için. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | For use and convenience to you and your cattle. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Abese Sûresi 32. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...