| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velâ tahzen ‘aleyhim velâ tekun fî daykin mimmâ yemkurûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Rasûlüm! Onların yüzünden üzülme ve kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de canını sıkma! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | (Resûlüm!) Onların yüzünden tasalanma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü sıkıntı duyma. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Onlara üzülme. Hilelerine karşı da sıkılma. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | (Habibim!) Onlara karşı mahzun olma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntı duyma! |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve onlara karşı mahzun olma, yaptıkları mekirlerden bir darlığa da düşme |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (Habîbim) onlara karşı tasalanma. Kurmakda oldukları tuzaklardan dolayı da darlıkda olma. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık onlara karşı üzülme ve (size) tuzak kurmakta olduklarından dolayı sıkıntıda olma! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Ey Rasûlüm, inkârlarından ve yüz çevirmelerinden dolayı) onlara karşı mahzun olma ve yaptıkları hilelerden ötürü bir sıkıntıya düşme. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve onlara karşı mahzun olma ve onların hilelerinden dolayı bir darlığa düşme. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Onlar için tasalanma; kurdukları tuzaklar yüzünden de için daralmasın. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | But grieve not over them, nor distress thyself because of their plots. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Neml Sûresi 70. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...