| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ | |
| Türkçe Okunuşu * | Beli-ssâ’atu mev’iduhum ve-ssâ’atu edhâ ve emer(ru) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Hayır! Onlara va’dedilen asıl ceza vakti, kıyâmet günüdür. Kıyâmet gününün azabı, dünyadakinden çok daha korkunç ve çok daha acıdır! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür! |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Daha doğrusu onların asıl mev'ıdi saattir ve o saat daha acı ve daha belâ ve bedterdir |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Daha doğrusu onlara va'd olunan asıl (azabın) vakti, o sâatdir. O saat (in azâbı) daha belâlı, daha acıdır. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Hayır! Onlara va'd olunan (asıl azab vakti) kıyâmettir; çünki kıyâmet, daha dehşetli ve daha acıdır! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Daha doğrusu onların asıl azab vakti, kıyamettedir. O vaktin azabı daha müdhiş, daha acıdır. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Hayır. Onların asıl mev'idleri Kıyamettir. O Kıyamet ise daha dehşetlidir ve daha acıdır. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Onlara vaad olunan asıl ceza kıyamet günüdür. Kıyamet günü ise daha büyük bir belâdır ve daha da acıdır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Nay, the Hour (of Judgment) is the time promised them (for their full recompense): And that Hour will be most grievous and most bitter. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Kamer Sûresi 46. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...