| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪ مُهَانًاۗ | |
| Türkçe Okunuşu * | Yudâ’af lehu-l’ażâbu yevme-lkiyâmeti veyaḣlud fîhi muhânâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Kıyâmet günü ona verilecek azap kat kat katlanacak ve onun içinde hor ve hakir olarak ebediyen kalacaktır. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Kıyamet günü azabı kat kat olur, orada, alçaltılarak temelli kalır. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedî kalır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Kıyamet günü ona azâb katlanır ve onda muhakkar, muhalled kalır |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Kıyamet günü de azâbı katmerleşir ve o (azabın) içinde hor ve hakîr ebedî bırakılır. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Kıyâmet günü ona azab katlanır ve onun içinde hor (ve hakir) bir kimse olarak ebediyen kalır. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Kıyamet günü de azabı katmerleşir ve bu azab içerisinde hakîr olarak ebedî kalır. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Onun için Kıyamet gününde azap kat kat olur ve orada enva-ı mezellete tutulmuş olarak aleddevam kalır. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O kimse kıyamet gününde kat kat azaba uğrar ve orada hor ve hakir olarak sürekli kalır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | (But) the Penalty on the Day of Judgment will be doubled to him, and he will dwell therein in ignominy,- |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Furkan Sûresi 69. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...