Furkan Sûresi(25) 36. Ayet


36 / 77


# Meal Ayet
Arapça فَقُلْنَا اذْهَبَٓا اِلَى الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْم۪يرًاۜ
Türkçe Okunuşu * Fekulnâ-żhebâ ilâ-lkavmi-lleżîne keżżebû bi-âyâtinâ fedemmernâhum tedmîrâ(n)
1. Ömer Çelik Meali Onlara: “Haydi, âyetlerimizi yalanlayan şu kavme gidin!” diye emrettik. Fakat peygamberleri yalanladıkları için sonunda onları bütünüyle yok ettik.
2. Diyanet Vakfı Meali «Âyetlerimizi yalan sayan kavme gidin» dedik. Sonunda, (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ediverdik.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali "Ayetlerimizi yalanlayan millete gidin" dedik. Sonunda o milleti yerle bir ettik.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Onlara, “Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin” dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali "Haydi âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Haydi âyetlerimizi tekzib eden o kavme gidiniz, dedik, binnetice o kavmi tedmir ederek helâk ettik
7. Hasan Basri Çantay Meali «(Haydi) âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin» dedik, neticede onları tam bir helak ile imhaa etdik (edeceğiz).
8. Hayrat Neşriyat Meali “Haydi! Âyetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!” dedik. (Fakat onlar elçilerimizi yalanladılar.) Bunun üzerine onları tamâmen helâk ettik.
9. Ali Fikri Yavuz Meali “-Haydi âyetlerimizi yalanlıyan o kavme (Firavun'a ve kavmine) gidin.” dedik, (onlarda gittiler, tebliğ ettiler; fakat tekzip edildiler) nihayet onları, (Firavun ve kavmini) tamamen (boğarak) helâk ettik.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali O vakit dedik ki: «Bizim âyetlerimizi tekzîp etmiş olan kavme gidin.» Sonra o kavmi tam bir helâk ile helâk ediverdik.
11. Ümit Şimşek Meali Onlara “Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin” dedik. Sonra da o topluluğu yerle bir ettik.
12. Yusuf Ali (English) Meali And We command: "Go ye both, to the people who have rejected our Signs:" And those (people) We destroyed with utter destruction.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Furkan Sûresi 36. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-19-ayeti-ne-anlatiyor-194544-m.jpg
Maide Suresinin 19. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: ِ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَا جَٓاء ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hirsizlik-ile-ilgili-ayetler-194551.jpg
Hırsızlık ile İlgili Ayetler

Hırsızlık, “Başkasına âit olan bir şeyi çalma işi, sirkat” demektir. Kur’an-ı Kerim’de hırsızlığa değinilen ayetler... HIRSIZLIK HAKKINDA AYETLER Hı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hizir-as-ile-ilgili-ayetler-194530-m.jpg
Hızır (a.s.) ile İlgili Ayetler

Hızır (a.s.), Hz. Mûsâ (a.s.) döneminde yaşayan, kendisine ilâhî bilgi ve hikmet öğretilen kişidir. Kur’an’da Hızır aleyhisselam hakkında geçen ayetle ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/gasiye-suresi-dinle----hafiz-osman-onal-tilaveti-194539-m.jpg
Gaşiye Suresi Dinle - Hafız Osman Önal Tilaveti

Ğâşiye sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 26 âyettir. İsmini, birinci âyette geçen ve “dehşeti her şeyi saran, her tarafı kuşatan kıyâmet” mânasına gel ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hristiyanlar-ile-ilgili-ayetler-194490-m.jpg
Hristiyanlar ile İlgili Ayetler

Hristiyanlık, Hz. Îsâ’nın (a.s.) peygamberi olduğu ilâhî dindir. Hristiyan sözlükte, “Hz. Îsâ’nın (a.s.) dînine bağlı olan (kimse), Îsevî, nasrânî” d ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-16-ayeti-ne-anlatiyor-194528-m.jpg
Maide Suresinin 16. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: ِ يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ ...