| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَع۪يدًا | |
| Türkçe Okunuşu * | İnne-lleżîne keferû vesaddû ‘an sebîli(A)llâhi kad dallû dalâlen ba’îdâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Hal böyleyken Kur’an’ı inkâr edenler ve başkalarını da Allah yolundan alıkoyanlar, hiç şüphesiz haktan uzaklaşıp içinden çıkılmaz bir sapıklığa düşmüşlerdir. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Şübhesiz ki küfredib Allah yolundan men'edenler haktan sapdılar uzak sapdılar |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Hakıykat, o inkâr edip kâfir olanlar ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar şübhesiz (hakdan uzak) bir sapıklıkla sapmışlardır. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Şübhesiz ki inkâr edip (insanları) Allah yolundan men' edenler, gerçekten(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmışlardır. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Şüphesiz ki küfredip insanları Allah yolundan çevirenler, hakdan çok uzak bir sapıklıkla saptılar. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Muhakkak o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Allah yolundan men edivermişlerdir, şüphe yok onlar pek uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | İnkâr eden ve insanları Allah yolundan alıkoyan kimseler, pek derin bir sapıklıkla sapıtıp gitmişlerdir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Those who reject Faith and keep off (men) from the way of Allah, have verily strayed far, far away from the Path. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Nisâ Sûresi 167. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Sahâbenin örnekliği, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: SECDE İZLERİYLE ÖRNEK BİR NESİL Fetih Suresi 29. Ayet Arapça: س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِ ...
Fetih sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in kırk sekizinci sûresidir. İsmini ilk âyette geçen “feth” kelimesinden alır. 29 âyettir. FETİH SÛRESİ’NİN NÜZÛLÜ VE FA ...
Ayet-i kerimede buyrulur: ALLAH İSLÂM’I DİĞER DİNLERE NASIL ÜSTÜN KILDI? Fetih Suresi 28. Ayet Arapça: هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: SAVAŞA KATILMAMA MAZERETLERİ Fetih Suresi 17. Ayet Arapça: لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ALLAH’A VERİLEN SÖZ: RIDVAN BİATI Fetih Suresi 10. Ayet Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُو ...
Rabbimiz, geçmiş peygamberlerin ve kavimlerin hayat sahnelerini önümüze sererken, aslında bizlere tarihin sayfalarında bir gezinti yaptırmayı değil, b ...