| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَمَنْ يَكْسِبْ اِثْمًا فَاِنَّمَا يَكْسِبُهُ عَلٰى نَفْسِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا | |
| Türkçe Okunuşu * | Vemen yeksib iśmen fe-innemâ yeksibuhu ‘alâ nefsih(i)(c) vekâna(A)llâhu ‘alîmen hakîmâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Günah işleyen kimse, onu ancak kendi aleyhine işlemiş olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilen, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olandır. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah her şeyi bilicidir, büyük hikmet sahibidir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Kim günah işlerse bunu ancak kendi aleyhine yapmış olur. Allah bilendir, Hakim'dir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kim bir kötülük işlerse, kendi nefsine kötülük etmiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hikmet sahibidir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Maamafih kim bir vebal kazanırsa onu sırf kendi aleyhine kazanır, Allah alîm, hakîm de bulunuyor |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Kim bir günâh kazanırsa onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah her şey'i bilicidir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Ve kim bir günah işlerse, böylece onu ancak kendi aleyhine kazanır. Allah ise, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Kim bir günah yaparsa, onu ancak kendi aleyhine işlemiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hükmünde hikmet sahibidir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve her kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi nefsi aleyhine kazanır. Allah Teâlâ ise alîmdir, hakîmdir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Günah işleyen, kendi aleyhine günah işlemiştir. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And if any one earns sin. he earns it against His own soul: for Allah is full of knowledge and wisdom. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Nisâ Sûresi 111. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...