Âl-i İmrân Sûresi(3) 51. Ayet


51 / 200


# Meal Ayet
Arapça اِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ
Türkçe Okunuşu * İnna(A)llâhe rabbî verabbukum fa’budûh(u)(k) hâżâ sirâtun mustakîm(un)
1. Ömer Çelik Meali “Şüphesiz Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse artık O’na kulluk edin. İşte en doğru yol budur.”
2. Diyanet Vakfı Meali Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O'na kulluk edin. İşte bu doğru yoldur.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali 50,51. "Benden önce gelen Tevrat'ı tasdik etmekle beraber size yasak edilenlerin bir kısmını helal kılmak üzere, Rabbinizden size bir ayet getirdim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin; çünkü Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur".
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali “Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na ibadet edin. İşte bu, doğru yoldur.”
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali "Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Onun için hep O'na kulluk edin! İşte bu, doğru yoldur".
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali şüphe yok ki Allah benim de Rabbım sizin de Rabbınızdır, onun için hep ona ibadet edin, bu işte doğru yoldur
7. Hasan Basri Çantay Meali «Şübhe yok ki Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz. Öyleyse ona kulluk edin. (İşte) doğru yol budur».
8. Hayrat Neşriyat Meali “Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; öyle ise O'na ibâdetedin! Bu, dosdoğru bir yoldur.”
9. Ali Fikri Yavuz Meali Şüphe yok ki Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse, ona ibadet edin. İşte bu doğru yoldur.”
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali «Şüphe yok ki, Allah Teâlâ benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. Artık O'na ibadet ediniz. Dosdoğru yol budur.»
11. Ümit Şimşek Meali Sizin de, benim de Rabbimiz Allah'tır; Ona kulluk edin. Dosdoğru yol işte budur.
12. Yusuf Ali (English) Meali "´It is Allah Who is my Lord and your Lord; then worship Him. This is a Way that is straight.´"
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Âl-i İmrân Sûresi 51. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/08/ahkaf-suresi-13-14-ayetler-ne-anlatiyor-202970-m.jpg
Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/08/casiye-suresi-37-ayet-ne-anlatiyor-202961-m.jpg
Casiye Suresi 37. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/08/casiye-suresi-26-ayet-ne-anlatiyor-202945-m.jpg
Casiye Suresi 26. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/08/casiye-suresi-15-ayet-ne-anlatiyor-202929-m.jpg
Casiye Suresi 15. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/08/casiye-suresi-13-ayet-ne-anlatiyor-202912-m.jpg
Casiye Suresi 13. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/08/duhan-suresi-41-42-ayetler-ne-anlatiyor-202899-m.jpg
Duhan Suresi 41-42. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: AHİRETTE DOSTLUKLARIN DURUMU VE KIYAMET GÜNÜ HESAP GERÇEĞİ Duhan Suresi 41-42. Ayetler Arapça: يَوْمَ لَا يُغْن۪ي ...