| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve emdednâhum bifâkihetin ve lahmin mimmâ yeştehûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Onlara canlarının çektiği meyve ve et çeşitlerinden bol bol ikram edeceğiz. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Onlara canlarının istediği meyvalar ve etlerden bol bol verdik. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Birde onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyizdir |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Onlara canlarının isteyeceği meyve (ler) i, et (ler) i de bol bol verdik. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Onlara canlarının çekeceğinden (her) meyve ve eti bol bol vermişizdir! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Onlara (cennetde) bir meyva ve içlerinin çekeceği bir et verdik, (vereceğiz). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve onlara arzu edeceklerinden bir meyve ile ve bir et ile imdat etmişizdir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Bir de onlara meyveler ve canlarının çektiği etler sunmuşuzdur. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And We shall bestow on them, of fruit and meat, anything they shall desire. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tûr Sûresi 22. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...