| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ | |
| Türkçe Okunuşu * | Femenna(A)llâhu ‘aleynâ ve vakânâ ‘ażâbe-ssemûm(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Fakat şükürler olsun ki Allah bize lutfetti de, alevleri iliklere işleyen o korkunç azaptan bizi korudu!” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | «Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu.» |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 26,27,28. "Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Allah bize lutfetti de bizi (vücûdun) içine işleyen (kavurucu) azabdan korudu." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Bakınız Allah bize lûtf etti ve bizleri o semûm azâbından korudu |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «İşte Allah bize (mağfiret ve rahmetini) lûtfetdi. Bizi sâm yeli azabından korudu». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “İşte Allah bize lûtfetti de (derilerden içeri) nüfûz edici o azabdan bizi korudu!” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Artık Allah bize lütûf buyurdu ve bizleri o ateşin azabından korudu. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Şimdi Allah Teâlâ bizim üzerimize lütuf ve ihsanda bulundu ve bizi o Semûm azabından vâkiye buyurdu. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Rabbimiz lütfetti de iliklere kadar işleyen azaptan bizi korudu. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "But Allah has been good to us, and has delivered us from the Penalty of the Scorching Wind. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tûr Sûresi 27. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...
Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET NİMETLERİ Tûr Suresi 17-18. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَ ...