| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذَنْبِه۪ٓ اِنْسٌ وَلَا جَٓانٌّۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Feyevme-iżin lâ yus-elu ‘an żenbihi insun velâ cân(nun) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Artık o gün ne insanlara ne de cinlere günahları sorulur. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | İşte o gün insana da cine de günahı sorulmaz. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | O gün sorulmaz cürmünden artık ne bir insan ne de bir cânn |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | İşte o gün ne insana, ne cinne günâhı sorulmayacak. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Artık o gün (günahkârlar hemen tanındıklarından) ne insan, ne de cin günâhından(öğrenmek için) sorulmaz! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Semâ yarıldığı zaman, herkes sîmasından tanınacağı için) o gün ne insana, ne cinne günahı sorulmıyacak, (sual mahşerde olacak.) |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | İşte o gün ne bir insan ve ne de bir cin günahından sorulmayacaktır. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O gün ne insanlara, ne de cinlere günahları sorulmaz. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | On that Day no question will be asked of man or Jinn as to his sin. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Rahmân Sûresi 39. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Mahlûkatın yaratılış gayesini Cenâb-ı Hak şöyle bildiriyor: ZÂRİYÂT SURESİ 56. AYET: MAHLÛKATIN YARATILIŞ GAYESİ Zariyat Suresi 56. Ayet Arapça: و ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...