| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Yurselu ‘aleykumâ şuvâzun min nârin ve nuhâsun felâ tentesirân(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Üzerinize dumansız bir ateş alevi ve erimiş bir bakır gönderilir de ne yapsanız Allah’ın azabından kurtulamaz, kendinize yardım edecek kimse de bulamazsınız. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Salınır üstünüze ateşten bir yalın, bir zehir duman, kurtulamazsınız deseniz de el'aman |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Üzerinize ateşden (dumansız) bir yalınla (kara) bir duman salıverilecek, öyle ki birbirinizi kurtaramayacak, yardımlaşamayacaksınız. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Üzerinize ateşten (dumansız) bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir dekurtulamazsınız. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Kabirlerinizden çıktığınız zaman) üstünüze saf ateşten bir alevle, bir duman salıverilir; (ve onlar, sizi mahşere sevkederler). Onları engelleyib kurtulamazsınız. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Sizin üzerinize ateşten dumansız bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir, artık yardımlaşamıyacaksınızdır. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Üzerinize ateşten saf alevler, bakır eriyiği gibi dumanlar salınır da birbirinize hiçbir yardımınız olmaz. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | On you will be sent (O ye evil ones twain!) a flame of fire (to burn) and a smoke (to choke): no defence will ye have: |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Rahmân Sûresi 35. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Sabr-ı cemîl, başa gelen belâ ve musîbetleri hiçbir şekilde başkasına şikâyet etmeden, onlara tahammül göstermektir. Çekilen çileler ve ibtilâlar insa ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...