| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | يَسْـَٔلُهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ي شَأْنٍۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Yes-eluhu men fî-ssemâvâti vel-ard(i)(c) kulle yevmin huve fî şe/n(in) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Göklerde ve yerde bulunan her canlı tüm ihtiyaçlarını O’ndan ister. O ise, sayısız isim ve sıfatlarıyla her an sınırsız tecellî ve yaratma hâlindedir. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Göklerde ve yerde bulunan herkes, O'ndan ister. O, her an yaratma halindedir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O’ndan isterler. O, her an yeni bir ilâhî tasarruftadır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Göklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ondan dilenir göklerde hem yerde olan «kulle yevmin huve fi şe'n» |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Göklerde ve yerde kim (ve ne) varsa Ondan ister, O, hergün bir işdedir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Göklerde ve yerde kim varsa, (ihtiyaçlarını) O'ndan ister. O, her gün (her an) bir iştedir! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O'ndan dilenir göklerde ve yerde olan. Her gün, O, yeni bir icadda olan... |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Göklerde ve yerde her kim var ise O'ndan dilerler. O, hergün bir işle (meşgul)dür. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Göklerde ve yerde kim varsa her ihtiyacını Ondan ister. O hergün bir iştedir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Of Him seeks (its need) every creature in the heavens and on earth: every day in (new) Splendour doth He (shine)! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Rahmân Sûresi 29. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Sabr-ı cemîl, başa gelen belâ ve musîbetleri hiçbir şekilde başkasına şikâyet etmeden, onlara tahammül göstermektir. Çekilen çileler ve ibtilâlar insa ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...