| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Fe-iżâ-nşakkati-ssemâu fekânet verdeten ke-ddihân(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Gök yarılıp kızarmış yağ gibi kıpkırmızı bir güle dönüştüğünde son derece korkunç bir hal alacak ve müthiş işler olacak! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Gök yarılıp da kızarmış yağ renginde gül gibi olduğu zaman, |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur? |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?) |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Gök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman... |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Gök bir yarılıp oluverdi mi bir gül, yağ gibi eriyen, kızaran yanan |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Artık gök yarılıb da kırmızı sahtiyan gibi bir gül olduğu zaman, |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Artık o zaman gök yarılıp da erimiş yağ gibi (kıpkırmızı) bir gül hâline gelir! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Artık gök yarılıb da, yağ gibi eriyip kızaran bir gül rengine büründüğü zaman, |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | İşte o zaman ki, gök parçalanır da hemen kızıl deri gibi bir kül olmuş olur. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Gök yarılıp da yağ gibi erimiş kırmızı bir güle döndüğü zaman, |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | When the sky is rent asunder, and it becomes red like ointment: |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Rahmân Sûresi 37. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...