| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًاۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | İnne-l-ebrâra yeşrabûne min ke/sin kâne mizâcuhâ kâfûrâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | İyilik, ihlas ve fazilet sahibi insanlar, karışımı kâfûr olan cennet içeceği dolu bir kadehten içerler. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | İyiler ise, kâfûr katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | İyiler ise, katkısı kâfur olan içecekler dolu bir kadehten içerler. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan dolgun bir kadehten içerler. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Haberiniz olsun ebrar (hayır sabihi iyi insanlar) öyle dolgun bir kadehten içeceklerdir ki mizacı olmuştur kâfur |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Şübhe yok ki iyiler kâfuur katılmış dolu bir kadehden içerler. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Şübhesiz ki ebrâr (samîmâne ibâdet eden içi dışı bir olan iyi kişiler), katkısı kâfûr olan (Cennet şarâbı dolu) bir kadehten içerler. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Muhakkak ki iyi insanlar, (cennetde) katığı kâfûr olan (şarab) dolu bir kadehten içecekler. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Muhakkak ki, hâlisane ibadet sahipleri bir kaseden içerler ki, ona katılmış şey, kâfûr suyudur. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | İyilik ehli olanlar ise kâfur katkılı kadehten içerler. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | As to the Righteous, they shall drink of a Cup (of Wine) mixed with Kafur,- |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. İnsan Sûresi 5. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede buyrulur: AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MUCİZESİ Kamer Suresi 1-2. Ayetler Arapça: اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ وَاِنْ يَ ...
Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...
Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...