İnsan Sûresi(76) 14. Ayet


14 / 31


# Meal Ayet
Arapça وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا
Türkçe Okunuşu * Ve dâniyeten ‘aleyhim zilâluhâ ve żullilet kutûfuhâ teżlîlâ(n)
1. Ömer Çelik Meali Cennet ağaçlarının huzur ve rahatlık veren gölgeleri onları bürür. Salkım salkım meyveler, hemen elleriyle koparacakları mesafeye kadar sarkar.
2. Diyanet Vakfı Meali (Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Üzerlerine o Cennet gölgeleri sarkmış ve devşirimleri mebzûl mebzûl önlerine konmuştur
7. Hasan Basri Çantay Meali Ve gölgeleri onlara yakın, meyveleri de emirlerine (her an ve her suretle) boyun eğdirilmiş olarak.
8. Hayrat Neşriyat Meali (Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca koparabilecekleri şekilde) iyice sarkıtılmıştır.
9. Ali Fikri Yavuz Meali (O cennetteki ağaçların) gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyvaları da bol bol önlerine konmuştur.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve onların üzerlerine (o cennetin) gölgeleri yakındır, meyveleri de kemal-i itaatle musahhar bulunmuştur.
11. Ümit Şimşek Meali Cennet ağaçlarının gölgesi üzerlerine sarkmış, meyveleri ise hemen koparılacak gibi eğilmiştir.
12. Yusuf Ali (English) Meali And the shades of the (Garden) will come low over them, and the bunches (of fruit), there, will hang low in humility.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
İnsan Sûresi 14. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-65-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 65. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 65. Ayetinin Arapçası:وَاللّٰهُ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-64-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 64. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 64. Ayetinin Arapçası:وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ اِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا ف۪يهِۙ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَو ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-63-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 63. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 63. Ayetinin Arapçası:تَاللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-62-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 62. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 62. Ayetinin Arapçası:وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ اَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ اَنَّ لَهُمُ الْحُسْنٰىۜ لَا جَرَمَ اَنَّ لَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-61-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 61. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 61. Ayetinin Arapçası:وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَيْهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَج ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-60-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 60. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 60. Ayetinin Arapçası:لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ مَثَلُ السَّوْءِۚ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰىۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪ ...