# | Meal | Ayet |
---|---|---|
Arapça | تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ | |
Türkçe Okunuşu * | Tuskâ min ‘aynin âniye(tin) | |
1. | Ömer Çelik Meali | Kendilerine son derece sıcak bir su kaynağından içirilecek. |
2. | Diyanet Vakfı Meali | 2, 3, 4, 5, 6, 7. O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir. |
3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Kızgın bir kaynaktan içirilirler. |
4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler. |
5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Onlara kızgın bir kaynaktan su verilir. |
6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Kızgın bir menba'dan sulanırlar |
7. | Hasan Basri Çantay Meali | son derece sıcak, bir kaynakdan içirilecekdir. |
8. | Hayrat Neşriyat Meali | Son derece sıcak bir kaynaktan içirilir! |
9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Kaynar bir kaynaktan içirilirler. |
10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Pek hararetli kaynaktan suvarılacaktır. |
11. | Ümit Şimşek Meali | Kaynar suyu kaynağından içerler. |
12. | Yusuf Ali (English) Meali | The while they are given, to drink, of a boiling hot spring, |
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Gâşiye Sûresi 5. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
* | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Kur’an’da şöyle buyrulur: وَقَالَ ارْكَبُوا ف۪يهَا بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرٰۭۙيهَا وَمُرْسٰيهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ Nuh, “Haydi gemiye bin ...
Kur’an’da şöyle buyrulur: اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟ Yoksa “Bu ...
Kur’an’da şöyle buyrulur: اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪ ...
Kur’an’da şöyle buyrulur: اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه۪ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ ا ...
Zebâniler, insanları cehenneme sevkeden ve cehennemi yöneten meleklerdir. Kur’an-ı Kerim’de zebânilerden bahseden ayetler şunlardır: ZEBANİLER İLE İL ...
Kur’an’da şöyle buyrulur: وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي ك ...