En'âm Sûresi 33. Ayet Tefsiri


33 / 165


En'âm Sûresi Hakkında

En‘âm sûresi çoğunluğun görüşüne göre Mekke’de bir defada inmiştir. Ancak üç veya altı âyetinin Medine’de indiğine dair bir görüş de bulunmaktadır. 165 ayettir. Mushaftaki tertibe göre 6, iniş sırasına göre 55. sûredir. Sûreye isim olan اَلأنْعَامُ (en‘âm) kelimesi Arapça’da “deve, sığır ve koyun gibi evcil hayvanlar, ceylan, geyik ve benzeri yabani hayvanlar ve bir takım binek hayvanları” mânasında kullanılmaktadır. Bu kelime sûrenin 136, 138, 139 ve 142. âyetlerinde altı kez tekrar edilmiştir.

En'âm Sûresi Konusu

Esasen İslâm’ın inanç esaslarının işlendiği bu sûrede özetle şu mevzular yer almaktadır:

    Allah’ın birliğinin delilleri; ilim, irade, kudret gibi sıfatları beyân edilerek şirkin geçersizliği ve âhirette sebep olacağı vahim neticeleri haber verilir. İslâm inancını kabul etmeyen kâfirlerin, Kur’an’ın davetine bigâne kaldıkları takdirde, kendilerinden önceki kâfirlerin uğradıkları hazin akıbete uğrayacakları ikazı yapılır.

    Peygamberin tebliğ vazifesi ve bu vazifeyi ifâ ederken kullandığı imkânların sınırlı oluşu, zengin veya fakir her seviyeden muhatapla münâsebetleri ele alınmakta, özellikle çevreden gelen baskılar sebebiyle fakir müslümanlara olması gereken ilginin azaltılmaması istenmektedir.

    Tevhid mücâdelesinde Resûlullah (s.a.s.) ve etrafındaki müslümanları teselli etmek, münkirlerden gelecek eziyetlere karşı sabırlı olmaya teşvik etmek ve takip edilmesi gereken bir tebliğ metodunu öğretmek gayesiyle Hz. İbrâhim’in putperest kavmiyle olan münâsebetleri, onları şirkten vazgeçirmek için getirdiği deliller üzerinde durulur. Efendimiz’den önceki bütün peygamberlerin hep aynı hidâyet yolunun yolcuları oldukları ve insanları bu doğru yola davet ettikleri, dolayısıyla Peygamberimiz’e düşen vazifenin onların nurlu izinden yürümek olduğu beyân edilir.

    Bir kısım hayvanlar ve ziraat mahsulleriyle alakalı olarak putperest Arapların benimsedikleri yanlış uygulamalar dile getirilip reddedilir ve bu hususta uyulması gereken İslâmî kâideler açıklanır. Haram ve helâli belirleme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu ortaya konur.

    Son olarak ana-babaya iyilik, çocukları öldürmemek, günahları terk etmek, yetim malı yememek, adâletli olmak ve benzeri gibi İslâm’ın temel ahlâkî esasları tekrar edilerek tabi olunacak dosdoğru yolun bu olduğu, bütün ilâhî kitapların hep bu esasları getirdiği, dolayısıyla ölüp âhiret gerçeği ile karşılaşmadan önce bu esaslara uygun bir şekilde iman ederek sadece Allah için bir kulluk yapmanın gereği üzerinde durulur. Yaratılmış olmanın ve imtihan edilmenin gayesi de zaten budur.

En'âm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada 6., iniş sırasına göre 55. sûredir. Hicr sûresinden sonra, Sâffât sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Tamamına yakınının Mekke’de indiği hususunda ittifak vardır. Abdullah b. Ömer’e ulaşan bir rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “En‘âm sûresi bana toplu olarak indi. 70.000 melek tesbih ve hamd sözleriyle bu sûrenin inişine eşlik etti” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağ^r, I, 145). Abdullah b. Abbas’tan aktarılan bir rivayette de Mekke’de “bir defada” indiği teyit edilmiştir (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, XX, 215). Ancak birkaç âyetinin Medine’de indiğine dair görüşler de vardır (bk. İbn Atıyye, II, 265; Elmalılı, III, 1861).

En'âm Sûresi Fazileti

En‘âm sûresinin faziletine dâir Allah Resûlü (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“En‘âm sûresi bana toplu olarak indirildi. Yetmiş bin melek tesbih ve hamdederek bu sûrenin indirilişine eşlik etti.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağîr, I, 145)

“En‘âm sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in en üstün sûrelerinden biridir.” (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân 17)

قَدْ نَعْلَمُ اِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذ۪ي يَقُولُونَ فَاِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلٰكِنَّ الظَّالِم۪ينَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ ﴿٣٣﴾
Karşılaştır 33: Onların söylediklerinin seni üzdüğünü biz elbette biliyoruz. Gerçekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zâlimler bile bile Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

TEFSİR:

Ayetin nüzûl sebebi ile alakalı şöyle bir rivayet nakledilir: Resûl-i Ekrem (s.a.s.), Ebu Cehil ve arkadaşlarını yanından geçerken ona:” Ey Muhamed! Allah’a and olsun ki biz seni yalanlamıyoruz. Bize göre şüphesiz sen doğru söylüyorsun. Fakat senin getirdiğini yalanlıyoruz” dediler. Bunun üzerine bu âyet indi. (Tirmizî, Tefsir 6/1)

Şâirin şu beyti Ebû Cehil ve benzerlerinin hâlini ne güzel anlatır:

“Hidâyet senden olmazsa dirâyet neylesin yâ Rab!

Arapça bilse de Ebû Cehl’e Kur’an neylesin yâ Rab!”

Şüphesiz Allah Resûlü (s.a.s.) bir insan olarak, müşriklerin kendi hakkında söyledikleri sihirbaz, mecnun, kahin, şair gibi olumsuz sözlerden, sataşmalardan mahzun olmaktaydı. Hele onların iman etmemelerine, inkârda direnmelerine son derece üzülmekteydi. (bk. Kehf 18/6) Zaman zaman nâzil olan âyetler ona sabırlı olmasını ve üzülmemesini telkin etmekteydi. Nitekim bir âyet-i kerîmede: “Rasûlüm! Sabret; şunu bil ki sabretmen de ancak Allah’ın yardımıyla olur. Davetini kabul etmiyorlar diye üzülme;  kurmaya çalıştıkları tuzaklar sebebiyle de telâş edip sıkıntıya düşme” (Nahl 16/127) buyrulmaktadır. Burada dini tebliğ edecek kişilerin sahip olmaları gereken ahlâkî vasıflar içinde doğruluğun, dürüstlüğün ve güvenilirliğin önemi vurgulanmaktadır. Ayrıca bunlar ve devam eden ayetlerle Efendimiz teselli edilmekte, gönlüne ferahlık verilmektedir: 

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-30-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 30. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 30. Ayetinin Arapçası:خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ Hâkka Suresi 30. Ayetinin Meali (Anlamı):Zebânîlere denir ki: “Tutun onu, bağlayın, kelepçeleyi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-29-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 29. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 29. Ayetinin Arapçası:هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ Hâkka Suresi 29. Ayetinin Meali (Anlamı):“Bütün gücüm, saltanatım yok olup gitti!”Hâkk ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-28-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 28. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 28. Ayetinin Arapçası:مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ Hâkka Suresi 28. Ayetinin Meali (Anlamı):“Malım bana hiçbir fayda vermedi!”Hâkka Sur ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-27-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 27. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 27. Ayetinin Arapçası:يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ Hâkka Suresi 27. Ayetinin Meali (Anlamı):“Ah, keşke ölüm her şeyi bitirmiş olsa ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-26-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 26. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 26. Ayetinin Arapçası:وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ Hâkka Suresi 26. Ayetinin Meali (Anlamı):“Keşke hesâbımın ne olduğunu öğrenmeseydim! ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-25-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 25. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 25. Ayetinin Arapçası:وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ Hâkka Suresi 25. Ayet ...