En'âm Sûresi 48-49. Ayet Tefsiri


48-49 / 165


En'âm Sûresi Hakkında

En‘âm sûresi çoğunluğun görüşüne göre Mekke’de bir defada inmiştir. Ancak üç veya altı âyetinin Medine’de indiğine dair bir görüş de bulunmaktadır. 165 ayettir. Mushaftaki tertibe göre 6, iniş sırasına göre 55. sûredir. Sûreye isim olan اَلأنْعَامُ (en‘âm) kelimesi Arapça’da “deve, sığır ve koyun gibi evcil hayvanlar, ceylan, geyik ve benzeri yabani hayvanlar ve bir takım binek hayvanları” mânasında kullanılmaktadır. Bu kelime sûrenin 136, 138, 139 ve 142. âyetlerinde altı kez tekrar edilmiştir.

En'âm Sûresi Konusu

Esasen İslâm’ın inanç esaslarının işlendiği bu sûrede özetle şu mevzular yer almaktadır:

    Allah’ın birliğinin delilleri; ilim, irade, kudret gibi sıfatları beyân edilerek şirkin geçersizliği ve âhirette sebep olacağı vahim neticeleri haber verilir. İslâm inancını kabul etmeyen kâfirlerin, Kur’an’ın davetine bigâne kaldıkları takdirde, kendilerinden önceki kâfirlerin uğradıkları hazin akıbete uğrayacakları ikazı yapılır.

    Peygamberin tebliğ vazifesi ve bu vazifeyi ifâ ederken kullandığı imkânların sınırlı oluşu, zengin veya fakir her seviyeden muhatapla münâsebetleri ele alınmakta, özellikle çevreden gelen baskılar sebebiyle fakir müslümanlara olması gereken ilginin azaltılmaması istenmektedir.

    Tevhid mücâdelesinde Resûlullah (s.a.s.) ve etrafındaki müslümanları teselli etmek, münkirlerden gelecek eziyetlere karşı sabırlı olmaya teşvik etmek ve takip edilmesi gereken bir tebliğ metodunu öğretmek gayesiyle Hz. İbrâhim’in putperest kavmiyle olan münâsebetleri, onları şirkten vazgeçirmek için getirdiği deliller üzerinde durulur. Efendimiz’den önceki bütün peygamberlerin hep aynı hidâyet yolunun yolcuları oldukları ve insanları bu doğru yola davet ettikleri, dolayısıyla Peygamberimiz’e düşen vazifenin onların nurlu izinden yürümek olduğu beyân edilir.

    Bir kısım hayvanlar ve ziraat mahsulleriyle alakalı olarak putperest Arapların benimsedikleri yanlış uygulamalar dile getirilip reddedilir ve bu hususta uyulması gereken İslâmî kâideler açıklanır. Haram ve helâli belirleme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu ortaya konur.

    Son olarak ana-babaya iyilik, çocukları öldürmemek, günahları terk etmek, yetim malı yememek, adâletli olmak ve benzeri gibi İslâm’ın temel ahlâkî esasları tekrar edilerek tabi olunacak dosdoğru yolun bu olduğu, bütün ilâhî kitapların hep bu esasları getirdiği, dolayısıyla ölüp âhiret gerçeği ile karşılaşmadan önce bu esaslara uygun bir şekilde iman ederek sadece Allah için bir kulluk yapmanın gereği üzerinde durulur. Yaratılmış olmanın ve imtihan edilmenin gayesi de zaten budur.

En'âm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada 6., iniş sırasına göre 55. sûredir. Hicr sûresinden sonra, Sâffât sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Tamamına yakınının Mekke’de indiği hususunda ittifak vardır. Abdullah b. Ömer’e ulaşan bir rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “En‘âm sûresi bana toplu olarak indi. 70.000 melek tesbih ve hamd sözleriyle bu sûrenin inişine eşlik etti” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağ^r, I, 145). Abdullah b. Abbas’tan aktarılan bir rivayette de Mekke’de “bir defada” indiği teyit edilmiştir (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, XX, 215). Ancak birkaç âyetinin Medine’de indiğine dair görüşler de vardır (bk. İbn Atıyye, II, 265; Elmalılı, III, 1861).

En'âm Sûresi Fazileti

En‘âm sûresinin faziletine dâir Allah Resûlü (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“En‘âm sûresi bana toplu olarak indirildi. Yetmiş bin melek tesbih ve hamdederek bu sûrenin indirilişine eşlik etti.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağîr, I, 145)

“En‘âm sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in en üstün sûrelerinden biridir.” (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân 17)

وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ ﴿٤٨﴾
وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ ﴿٤٩﴾
Karşılaştır 48: Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Dolayısıyla kim iman eder, hâlini ve yolunu düzeltirse onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Karşılaştır 49: Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, günah işleyip yoldan çıkmaları yüzünden onlara azap dokunacaktır.

TEFSİR:

Peygamberlerin vazifesi sadece tebliğdir. Tebliğin de esası insanları istikamete yönlendirip mutlu edecek şeyleri haber vererek müjdelemek ve zarar verecek şeyleri haber verip korkutmak ve sakındırmaktır. Onlar Allah’a ve peygambere itaat edenlerin elde edecekleri mükâfatları, inkâr ve isyan edenlerin de karşılaşacakları cezaları haber vermek için gönderilmişlerdir. Dolayısıyla peygamberlerin davetine icâbet edip, iman ve sâlih amelle hallerini ıslah edenler cennetlere nâil olacaklar; orada ne bir korku ne de bir üzüntü duyacaklardır. Fakat peygamberin davetine icâbet etmeyenler, onların tebliğ ettiği ayetleri yalanlayanlar, hiçe sayanlar ise hak yoldan çıkmaları ve günahlara dalmaları sebebiyle azaba düçar kalacaklardır.

Şunu unutmamak gerekir ki, Peygamberden istenen, hârikalar yaratmak değil, kendine gelen vahye tâbi olmaktır:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/07/saffat-suresi-95-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâffât Suresi 95. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâffât Suresi 95. Ayetinin Arapçası:قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ Sâffât Suresi 95. Ayetinin Meali (Anlamı):İbrâhim onlara şöyle çıkıştı: “Yoks ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/07/saffat-suresi-94-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâffât Suresi 94. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâffât Suresi 94. Ayetinin Arapçası:فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ Sâffât Suresi 94. Ayetinin Meali (Anlamı):Hâdiseyi duyan halk, telaşla ve süratl ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/07/saffat-suresi-93-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâffât Suresi 93. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâffât Suresi 93. Ayetinin Arapçası:فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَم۪ينِ Sâffât Suresi 93. Ayetinin Meali (Anlamı):Bunun üzerine yanlarına iyice so ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/07/saffat-suresi-92-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâffât Suresi 92. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâffât Suresi 92. Ayetinin Arapçası:مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ Sâffât Suresi 92. Ayetinin Meali (Anlamı):“Neyiniz var sizin, niçin konuşmuyorsunuz?”Sâ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/07/saffat-suresi-91-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâffât Suresi 91. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâffât Suresi 91. Ayetinin Arapçası:فَرَاغَ اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ فَقَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۚ Sâffât Suresi 91. Ayetinin Meali (Anlamı):İbrâhim fırsatı d ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/07/saffat-suresi-90-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâffât Suresi 90. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâffât Suresi 90. Ayetinin Arapçası:فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِر۪ينَ Sâffât Suresi 90. Ayetinin Meali (Anlamı):Halk, kendilerine bulaşır korkusuyla onu ...