En'âm Sûresi 94. Ayet Tefsiri


94 / 165


En'âm Sûresi Hakkında

En‘âm sûresi çoğunluğun görüşüne göre Mekke’de bir defada inmiştir. Ancak üç veya altı âyetinin Medine’de indiğine dair bir görüş de bulunmaktadır. 165 ayettir. Mushaftaki tertibe göre 6, iniş sırasına göre 55. sûredir. Sûreye isim olan اَلأنْعَامُ (en‘âm) kelimesi Arapça’da “deve, sığır ve koyun gibi evcil hayvanlar, ceylan, geyik ve benzeri yabani hayvanlar ve bir takım binek hayvanları” mânasında kullanılmaktadır. Bu kelime sûrenin 136, 138, 139 ve 142. âyetlerinde altı kez tekrar edilmiştir.

En'âm Sûresi Konusu

Esasen İslâm’ın inanç esaslarının işlendiği bu sûrede özetle şu mevzular yer almaktadır:

    Allah’ın birliğinin delilleri; ilim, irade, kudret gibi sıfatları beyân edilerek şirkin geçersizliği ve âhirette sebep olacağı vahim neticeleri haber verilir. İslâm inancını kabul etmeyen kâfirlerin, Kur’an’ın davetine bigâne kaldıkları takdirde, kendilerinden önceki kâfirlerin uğradıkları hazin akıbete uğrayacakları ikazı yapılır.

    Peygamberin tebliğ vazifesi ve bu vazifeyi ifâ ederken kullandığı imkânların sınırlı oluşu, zengin veya fakir her seviyeden muhatapla münâsebetleri ele alınmakta, özellikle çevreden gelen baskılar sebebiyle fakir müslümanlara olması gereken ilginin azaltılmaması istenmektedir.

    Tevhid mücâdelesinde Resûlullah (s.a.s.) ve etrafındaki müslümanları teselli etmek, münkirlerden gelecek eziyetlere karşı sabırlı olmaya teşvik etmek ve takip edilmesi gereken bir tebliğ metodunu öğretmek gayesiyle Hz. İbrâhim’in putperest kavmiyle olan münâsebetleri, onları şirkten vazgeçirmek için getirdiği deliller üzerinde durulur. Efendimiz’den önceki bütün peygamberlerin hep aynı hidâyet yolunun yolcuları oldukları ve insanları bu doğru yola davet ettikleri, dolayısıyla Peygamberimiz’e düşen vazifenin onların nurlu izinden yürümek olduğu beyân edilir.

    Bir kısım hayvanlar ve ziraat mahsulleriyle alakalı olarak putperest Arapların benimsedikleri yanlış uygulamalar dile getirilip reddedilir ve bu hususta uyulması gereken İslâmî kâideler açıklanır. Haram ve helâli belirleme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu ortaya konur.

    Son olarak ana-babaya iyilik, çocukları öldürmemek, günahları terk etmek, yetim malı yememek, adâletli olmak ve benzeri gibi İslâm’ın temel ahlâkî esasları tekrar edilerek tabi olunacak dosdoğru yolun bu olduğu, bütün ilâhî kitapların hep bu esasları getirdiği, dolayısıyla ölüp âhiret gerçeği ile karşılaşmadan önce bu esaslara uygun bir şekilde iman ederek sadece Allah için bir kulluk yapmanın gereği üzerinde durulur. Yaratılmış olmanın ve imtihan edilmenin gayesi de zaten budur.

En'âm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada 6., iniş sırasına göre 55. sûredir. Hicr sûresinden sonra, Sâffât sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Tamamına yakınının Mekke’de indiği hususunda ittifak vardır. Abdullah b. Ömer’e ulaşan bir rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “En‘âm sûresi bana toplu olarak indi. 70.000 melek tesbih ve hamd sözleriyle bu sûrenin inişine eşlik etti” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağ^r, I, 145). Abdullah b. Abbas’tan aktarılan bir rivayette de Mekke’de “bir defada” indiği teyit edilmiştir (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, XX, 215). Ancak birkaç âyetinin Medine’de indiğine dair görüşler de vardır (bk. İbn Atıyye, II, 265; Elmalılı, III, 1861).

En'âm Sûresi Fazileti

En‘âm sûresinin faziletine dâir Allah Resûlü (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“En‘âm sûresi bana toplu olarak indirildi. Yetmiş bin melek tesbih ve hamdederek bu sûrenin indirilişine eşlik etti.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağîr, I, 145)

“En‘âm sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in en üstün sûrelerinden biridir.” (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân 17)

وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَٓاءَ ظُهُورِكُمْۚ وَمَا نَرٰى مَعَكُمْ شُفَعَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ اَنَّهُمْ ف۪يكُمْ شُرَكٰٓؤُ۬اۜ لَقَدْ تَقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنْكُمْ مَا كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ۟ ﴿٩٤﴾
Karşılaştır 94: Andolsun ki, sizi başta nasıl tek tek yaratmışsak, şimdi de tek tek yapayalnız huzurumuza geldiniz ve dünyada size verip hayaline daldırdığımız her şeyi arkanızda bıraktınız. Hani işlerinizi tanzimde Allah’ın ortakları olduğunu ileri sürdüğünüz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz! Onlarla aranızdaki bütün bağlar kopmuş ve sizi kurtaracaklarını sandığınız sahte tanrılar yanınızdan kaybolup gitmiştir.

TEFSİR:

Herkes, dünyada başlangıçta tek olarak yaratıldığı gibi kıyamet günü Allah’ın huzuruna teker teker gelecek. Her bir insan tek başına, ailesiz, malsız, çocuksuz ve yardımcısız olarak, dünyada gönül verdiği, ümit bağladığı kimseleri terk etmiş olarak gelecek. Herkes annesinin karnından çıktığı gibi çıplak, ayakkabısız ve sünnetsiz gelecek. Dünyada kendine bahşedilen nimetleri, malları, mülkleri, evlatları arkasında bırakarak gelecek. Allah’ı bırakıp kendilerine taptıkları, Allah’a ortak koştukları putlar, haklarında şefaat edeceğini sandıkları varlıklar da orada yanlarında olmayacak. Zira müşrikler, putların Allah’ın ortakları ve O’nun nezdinde kendi şefaatçileri olduklarını zannediyorlardı. (bk. Yûnus 10/18; Zümer 39/3) Fakat kıyamet günü aralarındaki bütün ilişkileri kopacak, kesilecek, tarumar olacak. Allah’a ortak sandıkları varlıklar onları terk edecek ve kaybolup gidecekler. Herkes kendi ameliyle ve Rabbiyle baş başa kalacaktır.

İşte istikbalimizi yakından alakadar eden bu gerçekleri göz önüne getirip, üzerinde düşünerek iman ve ihlasla Allah’a yönelmek; O’na karşı bir haksızlık, yanlışlık, nankörlükte bulunmamak ve O’nu fiil ve sıfatlarıyla en güzel şekilde tanımaya çalışmak icab eder. Şöyle ki: 

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-20-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 20. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 20. Ayetinin Arapçası:اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ Hâkka Suresi 20. Ayetinin Meali (Anlamı):“Zâten ben, bir gün hesâba çek ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-19-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 19. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 19. Ayetinin Arapçası:فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ Hâkka Suresi 19. Ayetinin M ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-18-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 18. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 18. Ayetinin Arapçası:يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ Hâkka Suresi 18. Ayetinin Meali (Anlamı):O gün yargılanmak üz ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-17-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 17. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 17. Ayetinin Arapçası:وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ Hâkka Suresi 17. Aye ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-16-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 16. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 16. Ayetinin Arapçası:وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ Hâkka Suresi 16. Ayetinin Meali (Anlamı):Gök yarılıp parçalan ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-15-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 15. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 15. Ayetinin Arapçası:فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ Hâkka Suresi 15. Ayetinin Meali (Anlamı):İşte o gün olacak olur; kaçınılması ve ...