En'âm Sûresi 126-127. Ayet Tefsiri


126-127 / 165


En'âm Sûresi Hakkında

En‘âm sûresi çoğunluğun görüşüne göre Mekke’de bir defada inmiştir. Ancak üç veya altı âyetinin Medine’de indiğine dair bir görüş de bulunmaktadır. 165 ayettir. Mushaftaki tertibe göre 6, iniş sırasına göre 55. sûredir. Sûreye isim olan اَلأنْعَامُ (en‘âm) kelimesi Arapça’da “deve, sığır ve koyun gibi evcil hayvanlar, ceylan, geyik ve benzeri yabani hayvanlar ve bir takım binek hayvanları” mânasında kullanılmaktadır. Bu kelime sûrenin 136, 138, 139 ve 142. âyetlerinde altı kez tekrar edilmiştir.

En'âm Sûresi Konusu

Esasen İslâm’ın inanç esaslarının işlendiği bu sûrede özetle şu mevzular yer almaktadır:

    Allah’ın birliğinin delilleri; ilim, irade, kudret gibi sıfatları beyân edilerek şirkin geçersizliği ve âhirette sebep olacağı vahim neticeleri haber verilir. İslâm inancını kabul etmeyen kâfirlerin, Kur’an’ın davetine bigâne kaldıkları takdirde, kendilerinden önceki kâfirlerin uğradıkları hazin akıbete uğrayacakları ikazı yapılır.

    Peygamberin tebliğ vazifesi ve bu vazifeyi ifâ ederken kullandığı imkânların sınırlı oluşu, zengin veya fakir her seviyeden muhatapla münâsebetleri ele alınmakta, özellikle çevreden gelen baskılar sebebiyle fakir müslümanlara olması gereken ilginin azaltılmaması istenmektedir.

    Tevhid mücâdelesinde Resûlullah (s.a.s.) ve etrafındaki müslümanları teselli etmek, münkirlerden gelecek eziyetlere karşı sabırlı olmaya teşvik etmek ve takip edilmesi gereken bir tebliğ metodunu öğretmek gayesiyle Hz. İbrâhim’in putperest kavmiyle olan münâsebetleri, onları şirkten vazgeçirmek için getirdiği deliller üzerinde durulur. Efendimiz’den önceki bütün peygamberlerin hep aynı hidâyet yolunun yolcuları oldukları ve insanları bu doğru yola davet ettikleri, dolayısıyla Peygamberimiz’e düşen vazifenin onların nurlu izinden yürümek olduğu beyân edilir.

    Bir kısım hayvanlar ve ziraat mahsulleriyle alakalı olarak putperest Arapların benimsedikleri yanlış uygulamalar dile getirilip reddedilir ve bu hususta uyulması gereken İslâmî kâideler açıklanır. Haram ve helâli belirleme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu ortaya konur.

    Son olarak ana-babaya iyilik, çocukları öldürmemek, günahları terk etmek, yetim malı yememek, adâletli olmak ve benzeri gibi İslâm’ın temel ahlâkî esasları tekrar edilerek tabi olunacak dosdoğru yolun bu olduğu, bütün ilâhî kitapların hep bu esasları getirdiği, dolayısıyla ölüp âhiret gerçeği ile karşılaşmadan önce bu esaslara uygun bir şekilde iman ederek sadece Allah için bir kulluk yapmanın gereği üzerinde durulur. Yaratılmış olmanın ve imtihan edilmenin gayesi de zaten budur.

En'âm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada 6., iniş sırasına göre 55. sûredir. Hicr sûresinden sonra, Sâffât sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Tamamına yakınının Mekke’de indiği hususunda ittifak vardır. Abdullah b. Ömer’e ulaşan bir rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “En‘âm sûresi bana toplu olarak indi. 70.000 melek tesbih ve hamd sözleriyle bu sûrenin inişine eşlik etti” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağ^r, I, 145). Abdullah b. Abbas’tan aktarılan bir rivayette de Mekke’de “bir defada” indiği teyit edilmiştir (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, XX, 215). Ancak birkaç âyetinin Medine’de indiğine dair görüşler de vardır (bk. İbn Atıyye, II, 265; Elmalılı, III, 1861).

En'âm Sûresi Fazileti

En‘âm sûresinin faziletine dâir Allah Resûlü (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“En‘âm sûresi bana toplu olarak indirildi. Yetmiş bin melek tesbih ve hamdederek bu sûrenin indirilişine eşlik etti.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağîr, I, 145)

“En‘âm sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in en üstün sûrelerinden biridir.” (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân 17)

وَهٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَق۪يمًاۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ ﴿١٢٦﴾
لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿١٢٧﴾
Karşılaştır 126: Rabbinin dosdoğru yolu işte budur. Düşünüp öğüt alacak bir toplum için biz, âyetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Karşılaştır 127: Onlar için Rableri yanında emniyet ve selâmet yurdu olan cennet vardır. Yaptıkları sâlih ameller sebebiyle Allah onların dostu ve yardımcısıdır.

TEFSİR:

Peygamber’in ve mü’minlerin üzerinde bulunduğu İslâm yolu, Allah’ın, kendisinde hiçbir eğrilik bulunmayan dosdoğru dinidir. Göğsünün genişlemesini, kalbinin açılmasını, ruhunun ferahlanmasını isteyen; dünyada huzur ve mutluluğu, âhirette kurtuluşu talep eden bu dine girmelidir. Cenâb-ı Hak, düşünüp anlayacak ve öğüt alacak kişiler için bu yolun bütün kanunlarını, emir ve yasaklarını, nişan ve alametlerini Kur’an’da detaylı bir şekilde açıklamıştır. Bu yolda yürüyenler selâmet yurduna yani her türlü nimetin bulunduğu fakat hiçbir kötülüğün bulunmadığı esenlikler diyarı olan cennete gireceklerdir. Selâmet yurdu dünyada dilini gıybetten, gönlünü gafletten, azalarını her türlü günahtan, aklını bidatten, muamelelerini haram ve şüpheden, amellerini riya ve yapmacıklıktan, hallerini ucup ve kibirden koruyanlara ihsan edilecektir. Dünyada yaptıkları sâlih ameller sebebiyle de onların dostu ve yardımcısı Allah olacaktır.

Gerek insanlardan, gerek cinlerden kalplerine iman yerine küfrü yerleştirmek suretiyle zâlim olanlara gelince:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-18-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 18. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 18. Ayetinin Arapçası:وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ Nahl Suresi 18. Ayetinin Meali (An ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-17-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 17. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 17. Ayetinin Arapçası:اَفَمَنْ يَخْلُقُ كَمَنْ لَا يَخْلُقُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ Nahl Suresi 17. Ayetinin Meali (Anlamı):Yaratan, yaratam ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-16-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 16. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 16. Ayetinin Arapçası:وَعَلَامَاتٍۜ وَبِالنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ Nahl Suresi 16. Ayetinin Meali (Anlamı):Bunların dışında yol gösterecek ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-15-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 15. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 15. Ayetinin Arapçası:وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ Nahl Suresi 15 ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-14-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 14. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 14. Ayetinin Arapçası:وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-13-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 13. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 13. Ayetinin Arapçası:وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ Nahl Sur ...