En'âm Sûresi 50. Ayet Tefsiri


50 / 165


En'âm Sûresi Hakkında

En‘âm sûresi çoğunluğun görüşüne göre Mekke’de bir defada inmiştir. Ancak üç veya altı âyetinin Medine’de indiğine dair bir görüş de bulunmaktadır. 165 ayettir. Mushaftaki tertibe göre 6, iniş sırasına göre 55. sûredir. Sûreye isim olan اَلأنْعَامُ (en‘âm) kelimesi Arapça’da “deve, sığır ve koyun gibi evcil hayvanlar, ceylan, geyik ve benzeri yabani hayvanlar ve bir takım binek hayvanları” mânasında kullanılmaktadır. Bu kelime sûrenin 136, 138, 139 ve 142. âyetlerinde altı kez tekrar edilmiştir.

En'âm Sûresi Konusu

Esasen İslâm’ın inanç esaslarının işlendiği bu sûrede özetle şu mevzular yer almaktadır:

    Allah’ın birliğinin delilleri; ilim, irade, kudret gibi sıfatları beyân edilerek şirkin geçersizliği ve âhirette sebep olacağı vahim neticeleri haber verilir. İslâm inancını kabul etmeyen kâfirlerin, Kur’an’ın davetine bigâne kaldıkları takdirde, kendilerinden önceki kâfirlerin uğradıkları hazin akıbete uğrayacakları ikazı yapılır.

    Peygamberin tebliğ vazifesi ve bu vazifeyi ifâ ederken kullandığı imkânların sınırlı oluşu, zengin veya fakir her seviyeden muhatapla münâsebetleri ele alınmakta, özellikle çevreden gelen baskılar sebebiyle fakir müslümanlara olması gereken ilginin azaltılmaması istenmektedir.

    Tevhid mücâdelesinde Resûlullah (s.a.s.) ve etrafındaki müslümanları teselli etmek, münkirlerden gelecek eziyetlere karşı sabırlı olmaya teşvik etmek ve takip edilmesi gereken bir tebliğ metodunu öğretmek gayesiyle Hz. İbrâhim’in putperest kavmiyle olan münâsebetleri, onları şirkten vazgeçirmek için getirdiği deliller üzerinde durulur. Efendimiz’den önceki bütün peygamberlerin hep aynı hidâyet yolunun yolcuları oldukları ve insanları bu doğru yola davet ettikleri, dolayısıyla Peygamberimiz’e düşen vazifenin onların nurlu izinden yürümek olduğu beyân edilir.

    Bir kısım hayvanlar ve ziraat mahsulleriyle alakalı olarak putperest Arapların benimsedikleri yanlış uygulamalar dile getirilip reddedilir ve bu hususta uyulması gereken İslâmî kâideler açıklanır. Haram ve helâli belirleme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu ortaya konur.

    Son olarak ana-babaya iyilik, çocukları öldürmemek, günahları terk etmek, yetim malı yememek, adâletli olmak ve benzeri gibi İslâm’ın temel ahlâkî esasları tekrar edilerek tabi olunacak dosdoğru yolun bu olduğu, bütün ilâhî kitapların hep bu esasları getirdiği, dolayısıyla ölüp âhiret gerçeği ile karşılaşmadan önce bu esaslara uygun bir şekilde iman ederek sadece Allah için bir kulluk yapmanın gereği üzerinde durulur. Yaratılmış olmanın ve imtihan edilmenin gayesi de zaten budur.

En'âm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada 6., iniş sırasına göre 55. sûredir. Hicr sûresinden sonra, Sâffât sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Tamamına yakınının Mekke’de indiği hususunda ittifak vardır. Abdullah b. Ömer’e ulaşan bir rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “En‘âm sûresi bana toplu olarak indi. 70.000 melek tesbih ve hamd sözleriyle bu sûrenin inişine eşlik etti” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağ^r, I, 145). Abdullah b. Abbas’tan aktarılan bir rivayette de Mekke’de “bir defada” indiği teyit edilmiştir (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, XX, 215). Ancak birkaç âyetinin Medine’de indiğine dair görüşler de vardır (bk. İbn Atıyye, II, 265; Elmalılı, III, 1861).

En'âm Sûresi Fazileti

En‘âm sûresinin faziletine dâir Allah Resûlü (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“En‘âm sûresi bana toplu olarak indirildi. Yetmiş bin melek tesbih ve hamdederek bu sûrenin indirilişine eşlik etti.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağîr, I, 145)

“En‘âm sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in en üstün sûrelerinden biridir.” (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân 17)

قُلْ لَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ اِنّ۪ي مَلَكٌۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۜ اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ۟ ﴿٥٠﴾
Karşılaştır 50: Rasûlüm! De ki: “Size «Allah’ın hazîneleri yanımda» demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Yine size «ben bir meleğim» de demiyorum. Ben ancak bana vahyedilene tâbi oluyorum.” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”

TEFSİR:

Âyetteki, “«Allah’ın hazîneleri yanımda» demiyorum” (En‘âm 6/50) ifadesi, kâfirlerin Efendimiz’e hitaben: “Eğer sen gerçekten peygambersen, Allah’tan bize dünyanın nimet ve iyiliklerini çokça verip saadet kapılarını açmasını iste” tarzındaki taleplerine cevaptır. Yani benim yanımda Allah’ın hazineleri yok. O, mülkü dilediğine verir; dile­diğini aziz, dilediğini zelil kılar. Bütün iyilikler benim elimde değil, Allah’ın kudret elindedir. “Gaybı da bilmiyorum” (En‘âm 6/50) ifadesi, kâfirlerin: “Eğer Allah’ın peygamberiysen, faydalı şeyleri elde edip, zararlı şeyleri savuşturmaya hazır olalım diye, meydana gelecek fayda ve zararları bize önceden haber vermelisin” şeklindeki edepsizce isteklerine bir cevaptır. Gaybı bilmeyen ve böyle bir iddiası olmayan bir insandan böyle bir şeyi nasıl istersiniz? Nitekim bir başka âyette Efendimiz’in şöyle demesi emredilir: “De ki: «Allah dilemedikçe kendim için ne bir faydaya ne de bir zarara gücüm yetebilir.  Eğer gaybı bilseydim, elbette bundan bol bol faydalanırdım ve başıma hiçbir kötülük de gelmezdi. Fakat, ben ancak iman edecek kimseler için bir uyarıcı ve müjdeciyim.»” (A‘râf  7/188) Yine âyetteki, “Size «ben bir meleğim» de demiyorum” kısmı ise yine kâfirlerin: “Bu nasıl Peygamber böyle? Bizim gibi yiyip içiyor, çarşı pazarda dolaşıyor. Bari, yanısıra bir melek indirilmiş olsaydı da, kendisiyle birlikte gezip hem onun peygamberliğini doğrulasa hem de bizi Allah’ın azabına karşı uyarsaydı ya?” (Furkan 25/7) tarzındaki itirazlarına bir cevap olarak gelmiştir. Dolayısıyla peygamberin vazifesi, her isteyenin istediği istikamette harikulâde şeyler yapmak değil, sadece Rabbinden kendine indirilen vahye tâbi olmaktır.  Kör ile gören bir değildir. Körden maksat sapıklığa düşen, görenden maksat doğru yol üzere olandır. Şu halde vahye dayanmayan amel, kör kimsenin ameli gibi, vahye uygun yapılan amel ise gören kimsenin ameli gibidir.

Peygamber’in ilâhî vahiyle yapacağı uyarı, ancak şu kimselere faydalı olabilir:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-3-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 3. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 3. Ayetinin Arapçası:وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ Hâkka Suresi 3. Ayetinin Meali (Anlamı):Kesin gerçekleşecek olan kıyâmeti sen ner ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-2-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 2. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 2. Ayetinin Arapçası:مَا الْحَٓاقَّةُۚ Hâkka Suresi 2. Ayetinin Meali (Anlamı):Nedir o kesin gerçekleşecek olan?Hâkka Suresi 2. Ayetinin ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-1-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 1. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 1. Ayetinin Arapçası:اَلْحَٓاقَّةُۙ Hâkka Suresi 1. Ayetinin Meali (Anlamı):Kesin gerçekleşecek olan.Hâkka Suresi 1. Ayetinin Tefsiri:اَل ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/kalem-suresi-52-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Kalem Suresi 52. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kalem Suresi 52. Ayetinin Arapçası:وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ Kalem Suresi 52. Ayetinin Meali (Anlamı):Oysa Kur’an, bütün şuurlu varlıkla ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/kalem-suresi-51-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Kalem Suresi 51. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kalem Suresi 51. Ayetinin Arapçası:وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/kalem-suresi-50-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Kalem Suresi 50. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kalem Suresi 50. Ayetinin Arapçası:فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ Kalem Suresi 50. Ayetinin Meali (Anlamı):Fakat Rabbi onu seçti v ...