En'âm Sûresi 38. Ayet Tefsiri


38 / 165


En'âm Sûresi Hakkında

En‘âm sûresi çoğunluğun görüşüne göre Mekke’de bir defada inmiştir. Ancak üç veya altı âyetinin Medine’de indiğine dair bir görüş de bulunmaktadır. 165 ayettir. Mushaftaki tertibe göre 6, iniş sırasına göre 55. sûredir. Sûreye isim olan اَلأنْعَامُ (en‘âm) kelimesi Arapça’da “deve, sığır ve koyun gibi evcil hayvanlar, ceylan, geyik ve benzeri yabani hayvanlar ve bir takım binek hayvanları” mânasında kullanılmaktadır. Bu kelime sûrenin 136, 138, 139 ve 142. âyetlerinde altı kez tekrar edilmiştir.

En'âm Sûresi Konusu

Esasen İslâm’ın inanç esaslarının işlendiği bu sûrede özetle şu mevzular yer almaktadır:

    Allah’ın birliğinin delilleri; ilim, irade, kudret gibi sıfatları beyân edilerek şirkin geçersizliği ve âhirette sebep olacağı vahim neticeleri haber verilir. İslâm inancını kabul etmeyen kâfirlerin, Kur’an’ın davetine bigâne kaldıkları takdirde, kendilerinden önceki kâfirlerin uğradıkları hazin akıbete uğrayacakları ikazı yapılır.

    Peygamberin tebliğ vazifesi ve bu vazifeyi ifâ ederken kullandığı imkânların sınırlı oluşu, zengin veya fakir her seviyeden muhatapla münâsebetleri ele alınmakta, özellikle çevreden gelen baskılar sebebiyle fakir müslümanlara olması gereken ilginin azaltılmaması istenmektedir.

    Tevhid mücâdelesinde Resûlullah (s.a.s.) ve etrafındaki müslümanları teselli etmek, münkirlerden gelecek eziyetlere karşı sabırlı olmaya teşvik etmek ve takip edilmesi gereken bir tebliğ metodunu öğretmek gayesiyle Hz. İbrâhim’in putperest kavmiyle olan münâsebetleri, onları şirkten vazgeçirmek için getirdiği deliller üzerinde durulur. Efendimiz’den önceki bütün peygamberlerin hep aynı hidâyet yolunun yolcuları oldukları ve insanları bu doğru yola davet ettikleri, dolayısıyla Peygamberimiz’e düşen vazifenin onların nurlu izinden yürümek olduğu beyân edilir.

    Bir kısım hayvanlar ve ziraat mahsulleriyle alakalı olarak putperest Arapların benimsedikleri yanlış uygulamalar dile getirilip reddedilir ve bu hususta uyulması gereken İslâmî kâideler açıklanır. Haram ve helâli belirleme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu ortaya konur.

    Son olarak ana-babaya iyilik, çocukları öldürmemek, günahları terk etmek, yetim malı yememek, adâletli olmak ve benzeri gibi İslâm’ın temel ahlâkî esasları tekrar edilerek tabi olunacak dosdoğru yolun bu olduğu, bütün ilâhî kitapların hep bu esasları getirdiği, dolayısıyla ölüp âhiret gerçeği ile karşılaşmadan önce bu esaslara uygun bir şekilde iman ederek sadece Allah için bir kulluk yapmanın gereği üzerinde durulur. Yaratılmış olmanın ve imtihan edilmenin gayesi de zaten budur.

En'âm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada 6., iniş sırasına göre 55. sûredir. Hicr sûresinden sonra, Sâffât sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Tamamına yakınının Mekke’de indiği hususunda ittifak vardır. Abdullah b. Ömer’e ulaşan bir rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “En‘âm sûresi bana toplu olarak indi. 70.000 melek tesbih ve hamd sözleriyle bu sûrenin inişine eşlik etti” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağ^r, I, 145). Abdullah b. Abbas’tan aktarılan bir rivayette de Mekke’de “bir defada” indiği teyit edilmiştir (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, XX, 215). Ancak birkaç âyetinin Medine’de indiğine dair görüşler de vardır (bk. İbn Atıyye, II, 265; Elmalılı, III, 1861).

En'âm Sûresi Fazileti

En‘âm sûresinin faziletine dâir Allah Resûlü (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“En‘âm sûresi bana toplu olarak indirildi. Yetmiş bin melek tesbih ve hamdederek bu sûrenin indirilişine eşlik etti.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-sağîr, I, 145)

“En‘âm sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in en üstün sûrelerinden biridir.” (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân 17)

وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا طَٓائِرٍ يَط۪يرُ بِجَنَاحَيْهِ اِلَّٓا اُمَمٌ اَمْثَالُكُمْۜ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ ﴿٣٨﴾
Karşılaştır 38: Yerde yürüyen bütün canlılar ve iki kanadıyla havada uçan bütün kuşlar, sizin gibi sosyal nizama tâbi birer topluluktur. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onların hepsi Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.

TEFSİR:

Kâinatta, yeryüzünde, özellikle bu âyette ifade edildiği üzere yeryüzüne yayılan canlı varlıklarda, onların yaratılış ve hayat tarzlarında Cenab-ı Hakk’ın sonsuz kudret ve azametini gösteren açık deliller, pek ince sırlar bulunmaktadır. Bu canlılardan her biri aynen insanlar gibi birer ümmettirler. Onlar da insanlar gibi başlangıçta topraktan yaratılmış, kendilerine düzenli bir hayat tarzı biçilmiş; rızıkları ve ecelleri takdir edilmiştir. Belirli bir zamana kadar yer içer, gıdalarını alırlar. Hepsi insanlar gibi toplanır, birbirleriyle tanışır, yanaşır veya kaçar, koklaşır veya döğüşürler. Yine hepsi insanlar gibi birbirinden doğar, bir asıldan çıkar, çoğalır, çeşitlenir. Bu şekilde pek çok çeşit canlı sınıfı vardır. Yerde sürünenleri, havada uçanları ile her bir çeşit canlı sınıfının insan hayatına benzeyen bir yönü bulunmakta ve o yönden insanlara denk bir özellik taşımaktadır. Bütün bunları düzenleyen hususi ve hükmedici kanunları şüphesiz ki Allah Teâlâ koymuştur. Dolayısıyla bunların her biri O’nun ilmine ve kudretine delalet etmekte, insanlar için de birer ibret dersi olmaktadır. Âyetteki “Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık” (En‘âm 6/38) ifadesinde yer alan “kitap”tan maksat Levh-i Mahfûz’dur. Allah Teâlâ, kâinatta olmuş ve olacak her şeyi, her varlığı ve her hâdiseyi, ezelî ilminin bir ifadesi olarak bütün teferruat ve kanunlarıyla birlikte bu kitapta tayin ve tespit etmiştir. Öyle ki orada hiçbir şey eksik bırakılmamıştır. Adeta bütün hilkat bir kitap, bütün varlıklar da o kitabın kelimelerini ve delalet ettikleri şeyleri ifade eden nakışlar ve yazılardır. “Kitap”tan maksadın Kur’ân-ı Kerîm olması da düşünülebilir. Çünkü orada da insanın muhtaç olduğu bütün temel bilgiler ve Allah’a inanmayı gerekli kılan yeteri kadar âyet ve deliller yer almaktadır. Bunun içindir ki:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-40-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 40. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 40. Ayetinin Arapçası:اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ Hâkka Suresi 40. Ayetinin Meali (Anlamı):Bu Kur’an, çok şerefli bir elçinin getir ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-39-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 39. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 39. Ayetinin Arapçası:وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ Hâkka Suresi 39. Ayetinin Meali (Anlamı):Ve göremediğiniz her şeye ki:Hâkka Suresi 39. Ayeti ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-38-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 38. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 38. Ayetinin Arapçası:فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ Hâkka Suresi 38. Ayetinin Meali (Anlamı):Yok, yok! Yemin ederim gördüğünüz her ş ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-37-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 37. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 37. Ayetinin Arapçası:لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟ Hâkka Suresi 37. Ayetinin Meali (Anlamı):Onu da ancak küfür ve şirk gibi en b ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-36-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 36. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 36. Ayetinin Arapçası:وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ Hâkka Suresi 36. Ayetinin Meali (Anlamı):Cehennemliklerin yaralarından akan ir ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-35-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 35. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 35. Ayetinin Arapçası:فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ Hâkka Suresi 35. Ayetinin Meali (Anlamı):Bugün burada onu koruyacak candan ...