| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا | |
| Türkçe Okunuşu * | Sunneta(A)llâhi fî-lleżîne ḣalev min kabl(u)(s) velen tecide lisunneti(A)llâhi tebdîlâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Allah’ın daha önce yaşamış bütün toplumlarda geçerli olan kanunu ve yolu budur. Çağlar değişse, toplumlar değişse de, sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik göremezsin! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Allah'ın önceden geçenler hakkındaki kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Allah'ın geçmişlere uyguladığı yasası budur ve Allah'ın yasasında bir değişme bulamazsın. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Allah'ın bundan önce geçenler hakkındaki kanunu budur. Ve sen Allah'ın kanununu değiştirmeye asla çare bulamazsın. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Allahın bundan evvel geçenler hakkındaki kanunu ki Allahın kanununu tebdile çare bulamazsın |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Daha evvel geçenler hakkında (da) Allah bu âdeti (koymuşdur). Allahın âdetini değişdirmiye ise asla (imkân) bulamazsın. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Bundan önce gelip geçen (ümmet)ler hakkında Allah'ın kanûnu (böyle)dir. Ve Allah'ın kanûnunda aslâ bir değişme bulamazsın! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | İşte bundan evvel geçen münafıklar hakkındaki Allah'ın (azab) kanunu böyledir. Allah'ın kanununu değiştirmeye asla imkân bulamazsın. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Bu Allah'ın daha evvel gelip geçenler hakkındaki kanunudur ve elbette ki, sen Allah'ın kanunu için bir tebdîl bulamazsın. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Daha önce gelip geçmiş olanlar hakkında da Allah'ın kanunu böyleydi. Sen Allah'ın kanununda bir değişiklik bulamazsın. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | (Such was) the practice (approved) of Allah among those who lived aforetime: No change wilt thou find in the practice (approved) of Allah. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Ahzâb Sûresi 62. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Sabr-ı cemîl, başa gelen belâ ve musîbetleri hiçbir şekilde başkasına şikâyet etmeden, onlara tahammül göstermektir. Çekilen çileler ve ibtilâlar insa ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...