Sebe' Sûresi(34) 52. Ayet


52 / 54


# Meal Ayet
Arapça وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ
Türkçe Okunuşu * Ve kâlû âmennâ bihi veennâ lehumu-ttenâvuşu min mekânin be’îd(in)
1. Ömer Çelik Meali İş işten geçtikten sonra: “Kur’an’a ve Peygamber’e inandık!” diyecekler. Ama, bu kadar uzak bir mevkiden, tâ âhiretten dünyaya uzanarak, imana ve kurtuluşa ermek nasıl mümkün olacak?
2. Diyanet Vakfı Meali (İş işten geçtikten sonra:) «Ona inandık» demişlerdir, ama uzak yerden (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imana kavuşmak onlar için nasıl mümkün olur?
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali 51,52. Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur, cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, "Allah'a inandık" derler ama, ahiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar?
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali (Azabı görünce), “ona inandık derler” ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan) iman elde etmek nasıl mümkün olur?
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Ve: "O'na iman ettik" demektedirler. Fakat onlar için (âhiret gibi) uzak bir yerden (imana) el sunmak (ulaşabilmek) nerede?
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Ve «iyman ettik ona» demektedirler, fakat onlara uzak yerden el sunmak nerede?
7. Hasan Basri Çantay Meali «Ona îman etdik» demişlerdir. Fakat onlar için (dünyâye) uzak (kalmış) bir yerden (tevbeye) el sunmak nerede?.
8. Hayrat Neşriyat Meali Artık (iş işten geçtikten sonra): “Ona (Muhammed'e) îmân ettik” demişlerdir. Fakat uzak bir yerden (âhiret âleminden, dünyada olması gereken îmânı) elde etmek, onlar için nasıl (mümkün) olur?
9. Ali Fikri Yavuz Meali (Ve azabı gördükleri zaman): “-Biz O'na= Hz. Muhammed'e (s.a.v.) iman ettik.” demektedirler; fakat uzak bir yerden (ahiretten) tevbe etmek nerede?
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve demiş olurlar ki, ona imân ettik. Fakat onlara uzak bir yerden el sunmak nerede?
11. Ümit Şimşek Meali “Ona iman ettik” demektedirler. Ama o kadar uzaktan imana el atmak ne mümkün?
12. Yusuf Ali (English) Meali And they will say, "We do believe (now) in the (Truth)"; but how could they receive (Faith) from a position (so far off,-
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Sebe' Sûresi 52. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.