Sebe' Sûresi(34) 36. Ayet


36 / 54


# Meal Ayet
Arapça قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟
Türkçe Okunuşu * Kul inne rabbî yebsutu-rrizka limen yeşâu veyakdiru velâkinne ekśera-nnâsi lâ ya’lemûn(e)
1. Ömer Çelik Meali De ki: “Rabbim dilediğine rızkı bol verir, dilediğine az verir. Ne var ki, insanların çoğu bu gerçeği bilmez.”
2. Diyanet Vakfı Meali De ki: Rabbim, dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali De ki: "Şüphesiz Rabbim rızkı dilediğine genişletir ve bir ölçüye göre verir, fakat insanların çoğu bilmezler."
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Ey Muhammed, de ki: “Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali De ki: "Rabbim rızkı dilediğine genişletir, dilediğine sıkar. Fakat insanların çoğu bilmezler."
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali De ki rabbım rızkı dilediğine döşer dilediğine sıkar ve lâkin nâsın ekserisi bilmezler
7. Hasan Basri Çantay Meali De ki: «Şübhesiz Rabbim kimi dilerse onun rızkını genişletir, (kimi de dilerse onunkini) daraltır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler».
8. Hayrat Neşriyat Meali De ki: “Şübhesiz ki Rabbim, (imtihân için) dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine)daraltır. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
9. Ali Fikri Yavuz Meali (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Rabbim dilediğine rızkı genişletir, dilediğine kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler (bu gerçeği tasdik etmezler).
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali De ki: «Şüphe yok Rabbim rızkı dilediği kimseye genişletir ve darlaştırır. Fakat insanların çoğu bilmezler.»
11. Ümit Şimşek Meali Sen de ki: Rabbim dilediğinin rızkını genişletir, dilediğininkini daraltır. Lâkin insanların çoğu bunu bilmez.
12. Yusuf Ali (English) Meali Say: "Verily my Lord enlarges and restricts the Provision to whom He pleases, but most men understand not."
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Sebe' Sûresi 36. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurani-guzel-sesle-okumak-189773.jpg
Kur’ân’ı Güzel Sesle Okumak

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: “Allah, güzel sesli bir peygamberin, Kur’ân’ı tegannî ile yüksek sesle okumasından râzı olduğu kad ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/buyuklere-ve-alimlere-saygi-gostermek-ile-ilgili-ayet-189775.jpeg
Büyüklere ve Alimlere Saygı Göstermek ile İlgili Ayet

“De ki, bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu? Bunu ancak akıl sahipleri anlar.” (Zümer sûresi (39),9) İnsanları birbirinden ayıran ve farklı kıla ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurani-tecvid-ve-tertil-uzere-okumanin-onemi-189774-m.jpg
Kur’ân’ı Tecvîd ve Tertîl Üzere Okumanın Önemi

Kur’ân okumanın bir takım usul ve kâideleri vardır. Onu, harflerinin mahreç ve sıfatlarına riâyet edip vakıf, vasıl, sekte vb. tilâvet kâidelerine uya ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurana-temiz-olarak-dokunmak-189767.jpg
Kur’ân’a Temiz Olarak Dokunmak

Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Ona tam bir sûrette temizlenmiş (yani tertemiz) olanlardan başkası dokunamaz.” (el-Vâkıa 56/79) Rasûlullah (s.a.v) Efend ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kuran-i-kerimden-hakkiyla-istifade-edebilmenin-sirri-189766-m.jpg
Kur’ân-ı Kerîm’den Hakkıyla İstifâde Edebilmenin Sırrı

Kur’ân-ı Kerîm’den hakkıyla istifâde edebilmek, onu kalben ve huşû ile okuyabildiğimiz nisbette gerçekleşir. Kelâmullah’ı okuyan insan Allah Teâlâ’nın ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kuran-okumaya-onem-vermek-189756-m.jpg
Kuran Okumaya Önem Vermek

Bir mü’min küçük yaşta “Kârî-i Kur’ân” olarak başlar yolculuğuna. Bir müddet sonra kendisinin, âilesinin ve hocalarının fedâkârâne gayretleri ile “Hâf ...