| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Elleżîne saberû ve’alâ rabbihim yetevekkelûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Onlar sabreden ve yalnızca Rablerine güvenip dayanan kimselerdir. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Onlar, sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 58,59. İnanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetteki köşklere yerleştiririz. Sabredip, Rablerine güvenerek iş görenlerin ecri ne güzeldir! |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ki onlar, sabretmiş olup yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ki sabretmişlerdir ve yalnız rablarına dayanırlar |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | ki onlar sabır (ve sebat) etmişlerdir ve yalınız Rablerine güvenib dayanmakdadırlar. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Onlar (müşriklerin eziyyetlerine) sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine tevekkül ederler (O'na güvenib dayanırlar). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | O zâtlar ki, sabrettiler ve Rablerine tevekkülde bulundular. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Onlar sabreden ve Rablerine tevekkül edenlerdir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Those who persevere in patience, and put their trust, in their Lord and Cherisher. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Ankebût Sûresi 59. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...