Ankebût Sûresi(29) 46. Ayet


46 / 69


# Meal Ayet
Arapça وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
Türkçe Okunuşu * Velâ tucâdilû ehle-lkitâbi illâ billetî hiye ahsenu illâ-lleżîne zalemû minhum(s) vekûlû âmennâ billeżî unzile ileynâ veunzile ileykum ve-ilâhunâ ve-ilâhukum vâhidun venahnu lehu muslimûn(e)
1. Ömer Çelik Meali Zulme batmış bulunduklarından dolayı kendileriyle iyi münâsebet kurulması mümkün olmayanları dışında Ehl-i kitap ile en güzel yolla mücâdele edin. Onlara şöyle deyin: “Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilâhımız da sizin ilâhınız da tek olan Allah’tır. Biz, yalnız O’na boyun eğen müslümanlarız.”
2. Diyanet Vakfı Meali İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim Tanrımız da sizin Tanrınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Kitap ehlinden zulmedenler bir yana, onlarla en güzel şekilde mücadele edin, şöyle deyin: "Bize indirilene de, size indirilene de inandık; bizim Tanrımız da, sizin Tanrınız da birdir, biz O'na teslim olmuşuzdur."
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: “Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilâhımız ve sizin ilâhınız birdir (aynı ilâhtır). Biz sadece O’na teslim olmuş kimseleriz.”
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehli kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur."
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Ehli kitâba en güzel olan suretden başkasıyle mûcadelede etmeyin ancak zulmedenler başka, ve deyinki: biz, hem bize indirelene iyman ettik hem size indirilene ve bizim ilâhımızla sizin ilâhınız bir, şu kadar ki biz yalnız ona müslimiz
7. Hasan Basri Çantay Meali İçlerinden zulmedenler müstesna olmak üzere ehl-i kitâb ile en güzel (savaşdan) başka bir suretle mücâdele etmeyin ve deyin ki: «Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim Allâhımız da, sizin Allah'ınız da birdir. (Şu kadar ki) biz (ancak) Ona teslîm olanlarız. (Biz Onun samîmi müslümanlarıyız)».
8. Hayrat Neşriyat Meali İçlerinden zulmedenler hâriç, ehl-i kitabla ancak o en güzel olan (sûret)le mücâdele edin ve deyin ki: “(Biz,) bize indirilene de size indirilene de îmân ettik; bizim İlâhımız da sizin İlâhınız da birdir ve biz ancak O'na teslîm olanlarız.”
9. Ali Fikri Yavuz Meali (Yahudi ve Hristiyanlardan) düşmanlıkta ileri gidenler müstesna olmak üzre, Yahudi ve Hristiyanlarla en güzel şekilde mücadele edin (yumuşak ve tatlı söz söyliyerek hakkı anlatın. Düşmanlıkta ileri gidenlerle ise, savaşın). Bir de deyin ki:” - Biz hem bize indirilene (Kur'an'a) hem de size indirilene (Tevrat ve İncîl'e) iman ettik. Bizim İlâh'ımız ve sizin İlâh'ınız birdir (ortağı yoktur). Biz, yalnız o'na itaat ederiz, (sizin gibi, Allah'dan başkasını rab edinmeyiz).”
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve ehl-i kitap ile en ziyâde güzel sûretten başkasıyla mücadele etmeyin. Onlardan zulmedenler ise müstesna, ve deyiniz ki: «Bize indirilmiş olana biz imân ettik ve bizim ilâhımız ile sizin ilâhınız birdir ve biz ancak O'na teslim olmuş olanlarız.»
11. Ümit Şimşek Meali Kitap Ehliyle ancak en güzel bir şekilde tartışın—yalnız onlardan zulmedenler müstesna. Onlara deyin ki: “Bize indirilene de, size indirilene de biz iman ettik. Bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir. Ve biz Ona teslim olmuşuzdur.”
12. Yusuf Ali (English) Meali And dispute ye not with the People of the Book, except with means better (than mere disputation), unless it be with those of them who inflict wrong (and injury): but say, "We believe in the revelation which has come down to us and in that which came down to you; Our Allah and your Allah is one; and it is to Him we bow (in Islam)."
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Ankebût Sûresi 46. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/necm-suresi-39-41-ayetler-ne-anlatiyor-203475-m.jpg
Necm Suresi 39-41. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2023/06/tin-suresinin-fazileti-191640-m.jpg
Tin Suresinin Fazileti

Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/necm-suresi-24-25-ayetler-ne-anlatiyor-203451-m.jpg
Necm Suresi 24-25. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/tur-suresi-35-36-ayetler-ne-anlatiyor-203433-m.jpg
Tûr Suresi 35-36. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/tur-suresi-17-18-ayetler-ne-anlatiyor-203423-m.jpg
Tûr Suresi 17-18. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET NİMETLERİ Tûr Suresi 17-18. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/zariyat-suresi-56-ayet-ne-anlatiyor-203409-m.jpg
Zariyat Suresi 56. Ayet Ne Anlatıyor?

Mahlûkatın yaratılış gayesini Cenâb-ı Hak şöyle bildiriyor: ZÂRİYÂT SURESİ 56. AYET: MAHLÛKATIN YARATILIŞ GAYESİ Zariyat Suresi 56. Ayet Arapça: و ...