Ankebût Sûresi(29) 44. Ayet


44 / 69


# Meal Ayet
Arapça خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟
Türkçe Okunuşu Ḣaleka(A)llâhu-ssemâvâti vel-arda bilhakk(i)(c) inne fî żâlike leâyeten lilmu/minîn(e)
1. Ömer Çelik Meali Allah gökleri ve yeri gerçek bir sebep ve hikmete uygun olarak mükemmel bir sistem hâlinde yaratmıştır. Elbette bunda mü’minler için bir ders ve ibret vardır.
2. Diyanet Vakfı Meali Allah, gökleri ve yeri hak olarak (yerli yerince) yarattı. Şüphesiz bunda, iman edenler için (Allah'ın varlık ve kudretine) bir nişâne bulunmaktadır.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Doğrusu bunda inananlara bir ders vardır.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz bunda, iman edenler için bir nişane bulunmaktadır.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Allah, o Semavât-ü Arzı (o yüksekleri ve aşağıyı) hakk ile halk etmiştir, elbette bunda mü'minler için bir âyet var
7. Hasan Basri Çantay Meali Allah gökleri ve yeri hak olarak yaratdı. Şübhe yok ki bunda îman edenler için (Onun kemâl-i kudretine) mutlak bir delâlet vardır.
8. Hayrat Neşriyat Meali Allah, gökleri ve yeri hak ile (yerli yerinde) yarattı. Şübhesiz ki bunda, mü'minler için elbet bir delil vardır.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Allah, gökleri ve yeri (boşuna değil), hakkı göstermek için yarattı. Muhakkak bu misallerde müminler için bir ibret var.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Allah Teâlâ, gökleri ve yeri hakka mukarin olarak yaratmıştır. Şüphe yok ki, bunda mü'minler için bir alâmet vardır.
11. Ümit Şimşek Meali Allah gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Mü'minler için işte bunda bir âyet vardır.
12. Yusuf Ali (English) Meali Allah created the heavens and the earth in true (proportions): verily in that is a Sign for those who believe.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Ankebût Sûresi 44. ayetinin tefsiri için tıklayınız