ÖDÜL ile ilgili ayetler (19 kayıt)

Âl-i İmrân / 144. Ayet

وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ اَفَا۬ئِنْ مَاتَ اَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْۜ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلٰى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيَجْزِي اللّٰهُ الشَّاكِر۪ينَ

Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de pek çok peygamber gelip geçmiştir. Şayet o ölür veya öldürülürse, ökçeleriniz üzerine eski dininize geri mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerine geri dönerse Allah’a hiçbir zarar veremez. Ama Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.


Âl-i İmrân / 145. Ayet

وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًاۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ

Önceden belirlenmiş bir yazgıya göre Allah izin vermedikçe hiç kimsenin ölmesi mümkün değildir. Kim yaptığı iş karşılığında bu dünyanın nimetlerini isterse, ona istediğini veririz; kim de âhiret mükâfatını isterse ona da istediğini veririz. Biz, şükredenleri mükâfatlandıracağız.


En'âm / 84. Ayet

وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلًّا هَدَيْنَاۚ وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ

Biz ona İshâk’ı ve torunu Yâkub’u ihsân ettik. Her birini doğru yola erdirdik. Daha önce Nûh’u ve zürriyetinden Dâvûd’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da doğru yola erdirmiştik. Biz, iyilik ve ihsân sahiplerini böyle mükâfatlandırırız.


Yusuf / 22. Ayet

وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُٓ اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Yûsuf olgunluk çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik eden ve işini güzel yapanları böyle mükâfatlandırırız.


Nahl / 31. Ayet

جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَۜ كَذٰلِكَ يَجْزِي اللّٰهُ الْمُتَّق۪ينَۙ

O yurt Adn cennetleridir ki, oraya girerler, altından ırmaklar akar, orada onlar için diledikleri her şey vardır. Allah, takvâ sahiplerini işte böyle mükâfatlandırır.


Furkan / 75. Ayet

اُو۬لٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ ف۪يهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًاۙ

İşte bunlar, hak yolda sabır ve sebât göstermelerine karşılık cennetin yüksek makam ve köşkleriyle mükâfatlandırılacak, oraya selâm ve hürmetle buyur edileceklerdir.


Kasas / 14. Ayet

وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Mûsâ yiğitlik çağına erişip bedenen ve zihnen iyice olgunlaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz iyilik eden ve işini güzel yapanları böyle mükâfatlandırırız.


Rûm / 45. Ayet

لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ

Çünkü Allah, iman edip sâlih ameller işleyenleri lutfuyla mükâfatlandıracaktır. Şüphesiz O, kâfirleri asla sevmez.


Sebe' / 4. Ayet

لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ

Bu böyledir; çünkü Allah, iman edip sâlih ameller işleyenleri mükâfatlandıracaktır. Onlar için büyük bir bağışlanma ve çok güzel, bol, değerli ve arkası kesilmeyecek bir rızık vardır.


Sâffât / 80. Ayet

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Biz iyilik eden ve işini güzel yapanları işte böyle mükâfat­landırırız!


Sâffât / 105. Ayet

قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

“Gerçekten sen gördüğün rüYanin gereğini yerine getirdin. Biz, iyilik eden ve işini güzel yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.”


Sâffât / 110. Ayet

كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Biz, iyilik eden ve işini güzel yapanları işte böyle mükâfat­landırırız.


Sâffât / 121. Ayet

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Biz, iyilik eden ve işini güzel yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.


Zümer / 34. Ayet

لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِن۪ينَۚ

Rableri katında onlar için istedikleri her şey vardır. İyilik eden ve yaptığı işi güzel yapanların mükâfatı işte budur.


Necm / 31. Ayet

وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Böyle olduğu için O, kötülük işleyenleri yaptıkları yüzünden cezalandırır, iyilik yapanlara ise daha güzeliyle mükâfat verir.


Kamer / 35. Ayet

نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ

Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte şükredenleri biz böyle mükâfatlandırırız.


İnsan / 12. Ayet

وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ

Sabretmelerine karşılık onları cennet ve ipekten elbiselerle mükâfatlandırır.


Mürselât / 44. Ayet

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

“İyilik eden ve işini güzel yapanları işte biz böyle mükâfatlandırırız” buyrulur.


Beyyine / 8. Ayet

جَزَٓاؤُ۬هُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ

Onların Rableri katındaki mükâfatları, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları sonsuz nimet ve mutluluk diyârı olan Adn cennetleridir. Allah onlardan râzı olmuştur, onlar da Allah’tan. Bu mükâfat, Rabbinden korkup kalpleri O’nun saygısıyla ürperenler içindir.



https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/06/mumin-suresi-60-ayet-ne-anlatiyor-202419-m.jpg
Mümin Suresi 60. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: RABBİMİZİN DUA ÇAĞRISI: “BANA DUA EDİN, DUANIZI KABUL EDEYİM” Mümin Suresi 60. Ayet Arapça: وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْع ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/06/mumin-suresi-52-ayet-ne-anlatiyor-202401-m.jpg
Mümin Suresi 52. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖZÜR DİLEMENİN FAYDA VERMEYECEĞİ GÜN Mümin Suresi 52. Ayet Arapça: يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُم ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/06/mumin-suresi-47-ayet-ne-anlatiyor-202393-m.jpg
Mümin Suresi 47. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: HESAP GÜNÜNDE ZAYIFLARIN VE KİBİRLENENLERİN ÇEKİŞMESİ Mümin Suresi 47. Ayet Arapça: وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النّ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/05/mumin-suresi-40-ayet-ne-anlatiyor-202364-m.jpg
Mümin Suresi 40. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİĞİN KARŞILIĞI: KAT KAT MÜKÂFAT VE İLÂHÎ ADALET Mümin Suresi 40. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/05/mumin-suresi-32-ayet-ne-anlatiyor-202352-m.jpg
Mümin Suresi 32. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: AHİRETTE FERYAT EDECEK OLANLAR! Mümin Suresi 32. Ayet Arapça: وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/05/mutaffifin-suresinin-tefsiri-202357-m.jpg
Mutaffifin Suresinin Tefsiri

Mutaffifîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 36 âyettir. İsmini, birinci âyette geçip “ölçü ve tartıda hîle yapanlar” mânasındakiاَلْمُطَفِّف۪ينَ  (muta ...