Karşılaştır Fecr Sûresi 10: o kazıklar saahibi «Fir'avn» e.
وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۙۖ ﴿١٠﴾
Karşılaştır Fecr Sûresi 11: Ki (bütün) bunlar memleketler (in) de azgınlık edenlerdi.
اَلَّذ۪ينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِۙۖ ﴿١١﴾
Karşılaştır Fecr Sûresi 12: O suretle ki oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ ﴿١٢﴾
Karşılaştır Fecr Sûresi 13: Bundan dolayı Rabbin de üzerlerine bir azâb kamçısı yağdırıverdi.
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ ﴿١٣﴾
Karşılaştır Fecr Sûresi 14: Çünkü Rabbin şübhesiz ki rasad yerindedir.
اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ ﴿١٤﴾
Karşılaştır Fecr Sûresi 15: Amma insan, ne zaman Rabbi onu imtihaan edib de kendisine (lütf-ü) kerem (iyle muaamele) eder, ona ni'metler verirse «Rabbim beni şerefli kıldı» der!