Tevbe Sûresi(9) 42. Ayet


42 / 129


# Meal Ayet
Arapça لَوْ كَانَ عَرَضًا قَر۪يبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَاتَّبَعُوكَ وَلٰكِنْ بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُۜ وَسَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَوِ اسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْۚ يُهْلِكُونَ اَنْفُسَهُمْۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ۟
Türkçe Okunuşu * Lev kâne ‘aradan karîben veseferan kâsiden lettebe’ûke velâkin be’udet ‘aleyhimu-şşukka(tu)(c) veseyahlifûne bi(A)llâhi levi-steta’nâ leḣaracnâ me’akum yuhlikûne enfusehum va(A)llâhu ya’lemu innehum lekâżibûn(e)
1. Ömer Çelik Meali Eğer dâvet edildikleri şey kolay bir ganimet ve çıkılacak sefer de şöyle yakın mesâfeli bir sefer olsaydı, o münafıklar mutlaka senin peşinden gelirlerdi. Fakat o meşakkatli sefer, onlara pek uzak göründü. Sonra da kalkıp Allah adına yemin ederek: “Eğer imkânımız olsa ve gücümüz yetseydi mutlaka sizinle beraber sefere çıkardık” diyeceklerdir. Böyle yapmakla kendilerini helâke sürükleyeceklerdir. Oysa Allah, onların yalan söylediğini kesinlikle bilmektedir.
2. Diyanet Vakfı Meali Eğer yakın bir dünya malı ve kolay bir yolculuk olsaydı (o münafıklar) mutlaka sana uyup peşinden gelirlerdi. Fakat meşakkatli yol onlara uzak geldi. Gerçi onlar, «Gücümüz yetseydi mutlaka sizinle beraber çıkardık» diye kendilerini helâk edercesine Allah'a yemin edecekler. Halbuki Allah onların mutlaka yalancı olduklarını biliyor.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Kolay bir kazanç, normal bir yolculuk olsaydı sana uyarlardı, fakat çıkılacak yol onlara uzak geldi, kendilerini helak ederek, "Gücümüz yetseydi sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Allah, onların yalancı olduğunu elbette biliyor.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, “Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık” diye Allah’a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helâke sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Eğer o sefer, yakın bir ganimet ve kolay bir sefer olsaydı mutlaka peşine düşer gelirlerdi. Fakat o meşakkatli yolculuk kendilerine uzun bir sefer geldi. Bununla beraber, "Bizim de gücümüz yetseydi, sizinle beraber elbette sefere çıkardık." diyerek Allah'a yemin edecekler, nefislerini helake sürükleyecekler. Allah biliyor ki, onlar iyice yalancıdırlar.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali O, bir yakın ganimet ve orta bir sefer olsa idi mutlaka arkana düşerlerdi, lâkin o meşakkatli mesafe kendilerine uzak geldi. Bununla beraber eğer istitaatimiz olsa idi elbette çıkarırdık diye yakında yemin edecekler, nefislerini helâke sürükliyecekler, Allah biliyor ki zira onlar kat'ıyyen yalancılardır
7. Hasan Basri Çantay Meali Eğer (davet olundukları şey) yakın (ve dünyevî) bir menfeat, orta bir sefer olsaydı elbette senin arkana düşerlerdi. Fakat meşakkatle kat edilecek olan mesafe) onlara uzak geldi. (Bununla beraber) onlar (sen «Tebük» den dönünce): «Eğer gücümüz yetseydi her halde biz de sizinle beraber çıkardık» (diye) Allaha yemîn edeceklerdir. Bunlar (bu suretle) kendilerini helake sürüklerler. Allah biliyor ki onlar hiç şübhesiz ve muhakkak yalancıdırlar.
8. Hayrat Neşriyat Meali Eğer yakın bir (dünya) menfaat(i) ve orta (mesâfede) bir yolculuk olsaydı (o geride kalan münâfıklar) elbette sana tâbi' olurlardı; fakat meşakkatli mesâfe(deki Tebük Seferi) onlara uzak geldi. Bununla berâber: “Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle berâber çıkardık!” diye Allah'a yemîn edeceklerdir. (Bu yalan yeminleriyle) kendilerini helâk ediyorlar. Allah ise, hiç şübhesiz onların yalancı kimseler olduklarını biliyor.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Eğer dâvet olundukları sefer, bir dünya menfaatı ve orta yollu bir sefer olsaydı, mutlaka senin arkana düşerlerdi. Fakat zahmetli ve yorucu mesafe (Tebük seferi) kendilerine (bâzı müminlere) uzak geldi. Bununla beraber; “- Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber sefere çıkardık.” deyip yakında Allah'a yemin edecekler. Böylece nefislerini helâke sürükleyeceklerdir. Allah biliyor ki, gerçekten onlar yalancıdırlar.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Eğer o, yakın bir ganîmet ve orta bir sefer olsa idi elbette sana tâbi olurlardı. Fakat o meşakkatli mesafe onlara uzak geldi ve az sonra Allah Teâlâ'ya yemin edeceklerdir ki, eğer iktidarımız olsa idi elbette seninle beraber sefere çıkardık. Bunlar nefislerini helâl diyorlar. Allah Teâlâ ise onların mutlaka yalancı kimseler olduklarını biliyor.
11. Ümit Şimşek Meali Eğer peşin bir menfaat ve orta uzaklıkta bir yol olsaydı sana uyarlardı. Fakat o meşakkatli sefer onlara pek uzak geldi. “Gücümüz yetseydi sizinle çıkardık” diye Allah'a yemin edecekler. Onlar kendilerini helâk ediyorlar. Allah ise onların yalancı olduklarını biliyor.
12. Yusuf Ali (English) Meali If there had been immediate gain (in sight), and the journey easy, they would (all) without doubt have followed thee, but the distance was long, (and weighed) on them. They would indeed swear by Allah, "If we only could, we should certainly have come out with you": They would destroy their own souls; for Allah doth know that they are certainly lying.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Tevbe Sûresi 42. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/kabz-ve-bast-hali-nedir-194476-m.jpg
Kabz ve Bast Hali Nedir?

Kabz ve bast, insan kalbinin daralması ve ferahlamasını ifade eder. Maddî kalbin çalışması büzülme, genişleme şeklinde olduğu gibi, manevî kalbin ça ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/havariler-ile-ilgili-ayetler-194471-m.jpg
Havariler ile İlgili Ayetler

Havâri, “Hz. Îsâ’nın (a.s.), kendisine yardımcı olmak üzere seçtiği on iki kişiden her biri” için kullanılan tabirdir. Havârilerle ilgili olarak Kur’ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/01/taha-suresi-171117-m.jpg
Taha Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri

Taha suresi Kur’an-ı Kerim’in pek çok fazileti barındıran surelerinden biridir. Taha suresi Mekke’de nazil olmuştur. Taha suresi 135 ayettir. Tâ hâ “s ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-10-ayeti-ne-anlatiyor-194449-m.jpg
Maide Suresinin 10. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayan ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/tabiiler-doneminde-tefsir-faaliyetleri-194462-m.jpg
Tabiîler Döneminde Tefsîr Faaliyetleri

Tabiîler, sahâbeden öğrenip teslim aldıkları dinî mirâsı devam ettirmişler, Kur’an ve sünneti aynı saflık ve berraklığıyla korumaya çalışmışlardır. Ge ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/savas-esirleri-ile-ilgili-ayetler-194463.jpg
Savaş Esirleri ile İlgili Ayetler

Savaş esirleri; Müslümanların gayrimüslimlerle yaptıkları savaş sırasında ele geçirdikleri gayrimüslim ergin erkek, kadın ve çocuk esirlerdir. SAVAŞ ...