Nahl Sûresi 80-83. Ayet Tefsiri


80-83 / 128


Nahl Sûresi Hakkında

Nahl sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 128 âyettir. İsmini 68. âyetinde geçen ve “bal arısı” mânasına gelen اَلنَّحْلُ (Nahl) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 16, nüzûl sırasına göre 70. sûredir. 

Nahl Sûresi Konusu

Nahl sûresi, peygamberlere gönderilen vahyin esas hedefinin tevhîd inancı yani “Allah’tan başka ilâh yoktur. Yalnızca O’na kulluk edilmeli ve sadece O’ndan korkulmalıdır” anlayışı olduğunu vurgulayarak başlar ve ağırlıklı olarak tevhidin delilleri üzerinde durur. Bununla beraber sûrede kâfirlerin bir kısım itirazlarına cevaplar verilir, iddiaları çürütülür ve şüpheleri ortadan kaldırılır. Resûlullah (s.a.s.)’in getirdiği dinin insan hayatında yapmayı hedeflediği değişim ve dönüşümler açıkça ortaya konur. Bu bağlamda adâlet, ihsan, sözünde durma, yemin ve anlaşmalara riâyet, haramlar-helâller ve tevbe gibi ahlâk ve muâmelâtla ilgili esaslar belirlenir. Yeri geldikçe öldükten sonra dirilme, hesap verme, cennet ve cehennem konularına temas edilir. Son olarak Peygamberimiz ve ona tâbi olanlara, kâfirlerin düşmanlık ve işkencelerine karşı nasıl bir tavır takınmaları gerektiği; zaman, mekan ve muhatabın durumunu dikkate alarak İslâm’ı nasıl tebliğ etmeleri lâzım geldiği hatırlatılır.

Nahl Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada on altıncı, iniş sırasına göre yetmişinci sûredir. Kehf sûresinden sonra, Nûh sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Sondan üç âyetin Medine’de indiği yolunda rivayetler vardır. Hicretten bahseden 41. âyet ve sonrasının Medine’de indiği yolundaki görüş zayıf bulunmaktadır (41. âyetin tefsirine bk.).

وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ جُلُودِ الْاَنْعَامِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ اِقَامَتِكُمْۙ وَمِنْ اَصْوَافِهَا وَاَوْبَارِهَا وَاَشْعَارِهَٓا اَثَاثًا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ ﴿٨٠﴾
وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَانًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمُ الْحَرَّ وَسَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ ﴿٨١﴾
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ ﴿٨٢﴾
يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّٰهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَاَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ۟ ﴿٨٣﴾
Karşılaştır 80: Allah evlerinizi sizin için bir dinlenme ve huzur yeri yaptı. Yine sizin için hayvanların derilerinden gerek göçtüğünüz gerekse konakladığınız günlerde kolayca söküp taşıyabileceğiniz çadırlar yaptı. O hayvanların yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından üretip belli bir zamana kadar kullanacağınız giyimlik, döşemelik eşyalar ve ticâret malları var etti.
Karşılaştır 81: Allah yarattığı şeylerden sizin için gölgeler yaptı ve kimi dağlarda sizin için barınaklar meydana getirdi. Sizi sıcaktan ve soğuktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi düşmandan koruyacak zırhlar var etti. Allah, size olan nimetini böylece tamamlıyor ki, tam bir teslimiyetle O’na yönelip itaat edesiniz.
Karşılaştır 82: Rasûlüm! Bütün bu nimetlere rağmen yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen, gerçeği apaçık bir şekilde anlatmandır.
Karşılaştır 83: Aslında onlar, hem faydalandıkları nimetlerin Allah’tan olduğunu bilip içten içe itiraf ediyor, hem de kalkıp o nimetlere karşı nankör kesiliyorlar. Zâten onların çoğu kâfirdir.

TEFSİR:

Bu âyet-i kerîmelerde barınma ve giyimle alakalı nimetler sayılarak, bütün bunları ihsan edenin Allah Teâlâ olduğu haber verilir. Bu vesileyle sadece O’na kulluk ve teşekkür edilmesi emredilir. Bu nimetler hülâsa olarak şunlardır:

  İçinde barındığımız, huzur ve sukûn bulduğumuz evler,

  Hayvanların derilerinden yaptığımız, göçerken ve konarken kolaylıkla söküp taşıyabildiğimiz, fazla zaman harcamadan ve zorlanmadan bozup kurabildiğimiz çadırlar,

  Belli bir zamana kadar kullanmak üzere hayvanların yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından ördüğümüz, dokuduğumuz giyimlikler, döşemelikler ve ticaret için yaptığımız mallar, kumaşlar,

  Altında sıcağın hararetinden gölgelendiğimiz dağ, ağaç, bulut gibi varlıkların gölgeleri,

  Daha çok dağlık bölgelerde kalan insanların ve yolcuların kullandıkları dağlardaki barınaklar, mağaralar,

  Sıcaktan ve soğuktan koruyan elbiseler ve savaşta kullanılacak çelikten yapılmış zıhlar.

Bunlar, ihtiyaçlarımızı karşılayıp Yüce Rabbimize teslimiyet arz etmemiz ve O’na huzur içinde kulluk yapmamız için lutfedilmiş nimetlerdir. Peygamberin vazifesi nimetlerin gerçek sahibi Allah’ı tanıtmak ve O’na nasıl kulluk yapılacağını öğretmektir. Buna rağmen insanların çoğu, Allah’ın hem yukarıda örnekleri verilen maddî nimetlerini, hem de peygamber gönderme gibi mânevî nimetlerini bilip tanıdıkları halde bunlara karşı nankörce bir tavır sergilemektedirler. Çünkü onların çoğu gerçekleri görmezden gelen, onların üzerini örtüp geçen kâfir kimselerdir.

Peki bunlar, ilâhî mahkemenin kurulup her kesin inceden inceye hesaba çekileceği o büyük günü hiç düşünmüyorlar mı:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-36-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 36. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 36. Ayetinin Arapçası:اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۜ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-35-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 35. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 35. Ayetinin Arapçası:لِيُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَل ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-34-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 34. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 34. Ayetinin Arapçası:لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِن۪ينَۚ Zümer Suresi 34. Ayetinin Meali (Anlamı):R ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-33-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 33. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 33. Ayetinin Arapçası:وَالَّذ۪ي جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ Zümer Suresi 33. Ayetinin Meali (Anlamı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-32-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 32. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 32. Ayetinin Arapçası:فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَبَ عَلَى اللّٰهِ وَكَذَّبَ بِالصِّدْقِ اِذْ جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-31-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 31. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 31. Ayetinin Arapçası:ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ۟ Zümer Suresi 31. Ayetinin Meali (Anlamı):Sonra s ...