Nahl Sûresi 128. Ayet Tefsiri


128 / 128


Nahl Sûresi Hakkında

Nahl sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 128 âyettir. İsmini 68. âyetinde geçen ve “bal arısı” mânasına gelen اَلنَّحْلُ (Nahl) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 16, nüzûl sırasına göre 70. sûredir. 

Nahl Sûresi Konusu

Nahl sûresi, peygamberlere gönderilen vahyin esas hedefinin tevhîd inancı yani “Allah’tan başka ilâh yoktur. Yalnızca O’na kulluk edilmeli ve sadece O’ndan korkulmalıdır” anlayışı olduğunu vurgulayarak başlar ve ağırlıklı olarak tevhidin delilleri üzerinde durur. Bununla beraber sûrede kâfirlerin bir kısım itirazlarına cevaplar verilir, iddiaları çürütülür ve şüpheleri ortadan kaldırılır. Resûlullah (s.a.s.)’in getirdiği dinin insan hayatında yapmayı hedeflediği değişim ve dönüşümler açıkça ortaya konur. Bu bağlamda adâlet, ihsan, sözünde durma, yemin ve anlaşmalara riâyet, haramlar-helâller ve tevbe gibi ahlâk ve muâmelâtla ilgili esaslar belirlenir. Yeri geldikçe öldükten sonra dirilme, hesap verme, cennet ve cehennem konularına temas edilir. Son olarak Peygamberimiz ve ona tâbi olanlara, kâfirlerin düşmanlık ve işkencelerine karşı nasıl bir tavır takınmaları gerektiği; zaman, mekan ve muhatabın durumunu dikkate alarak İslâm’ı nasıl tebliğ etmeleri lâzım geldiği hatırlatılır.

Nahl Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada on altıncı, iniş sırasına göre yetmişinci sûredir. Kehf sûresinden sonra, Nûh sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Sondan üç âyetin Medine’de indiği yolunda rivayetler vardır. Hicretten bahseden 41. âyet ve sonrasının Medine’de indiği yolundaki görüş zayıf bulunmaktadır (41. âyetin tefsirine bk.).

اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَالَّذ۪ينَ هُمْ مُحْسِنُونَ ﴿١٢٨﴾
Karşılaştır 128: Çünkü Allah, gönülleri kendisine saygı ve sevgiyle dopdolu olup buyruklarına karşı gelmekten sakınanlarla ve dâimâ iyilik edip işini güzel yapanlarla beraberdir.

TEFSİR:

Kulun ulaşabileceği en yüksek derece Allah’ın beraberliğine erişmektir. Allah’ın kuluyla beraber oluşu, rahmeti, ihsanı ve onlara lütfettiği manevî mertebeler iledir. Burada bunun iki şartı haber verilir: Takvâ sahibi olmak ve iyilik yapmak. Âyetteki, “takvâ sahipleri” ifadesi, Allah’ın emirlerine saygı göstermeye ve itikâdî, kavlî, fiilî her türlü haram ve mekruhlardan uzak durmaya işaret eder. “Muhsinler” ifadesi de, Allah’ın mahlûkatına karşı olabildiği kadar iyilikle, ihsanla, şefkat ve merhametle davranmaya işaret eder. Buna göre insanın saadet ve selâmetinin bu iki şeyde, yani اَلتَّعْظ۪يمُ لِأمْرِ اللّٰهِ وَ الشَّفَقَةُ عَلٰي خَلْقِ اللّٰهِ (et-tâzimu li emrillâh, eş-şefakatu alâ halkillâh) “Allah’ın emirlerine tâzim ve saygı ve mahlukâta şefkatle muamele etmek”te olduğu anlaşılır. Âlimler bunu: “En mükemmel yol, Hak nezdinde doğru olmak, halk nezdinde de güzel huylu olmaktır” diye ifade ederler.

Herim b. Hayyân’a ölümü yaklaştığında, “Vasiyet et” diye söylendi. O: “Vasiyet ancak maldan yapılır. Benim ise malım yok ki ondan vasiyet edeyim. Fakat ben size, Nahl Sûresi’nin sonunu okuyup anlamanızı ve gereğini yapmanızı vasiyet ederim” demiştir. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XX, 115)

Bu sebepledir ki bu âyet, güzel bir anane hâlinde Cuma hutbelerinde okunarak, dinî ve ahlâkî muhtevâsı her hafta minberden müslümanlara hatırlatılmaktadır.

Şimdi ise, Allah Teâlâ’ya karşı gerektiği gibi korku ve saygıyla dopdolu olup her haliyle tam bir ihsan kıvamında kulluk yapan Resûlullah (s.a.s.)’e Cenâb-ı Hakk’ın yakınlığını örnek vermek ve Peygamberimiz (s.a.s.)’e inanmamakta direten İsrâiloğulları’nı gelecekte bekleyen süprizleri bildirmek üzere İsrâ sûresi başlıyor:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/cimrilik-ve-acgozlulukten-sakinin-195918-m.jpg
Cimrilik ve Açgözlülükten Sakının

“Cimrilik eden, Allah’a muhtaç değilmiş gibi davranan ve en güzel söz olan kelime-i tevhîdi yalanlayan kimsenin çetin yola gitmesini sağlarız. O ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-180-ayeti-ne-anlatiyor-195904-m.jpg
Araf Suresinin 180. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُوا الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اَسْمَٓائِه۪ۜ سَيُجْزَوْنَ مَا كَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-172-ayeti-ne-anlatiyor-195895-m.jpg
Araf Suresinin 172. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-170-ayeti-ne-anlatiyor-195878-m.jpg
Araf Suresinin 170. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَالَّذ۪ينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُصْلِح۪ينَ Kitaba sımsıkı sarı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-162-ayeti-ne-anlatiyor-195860-m.jpg
Araf Suresinin 162. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاء ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-158-ayeti-ne-anlatiyor-195826-m.jpg
Araf Suresinin 158. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا ...