| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اَفَلَا يَتُوبُونَ اِلَى اللّٰهِ وَيَسْتَغْفِرُونَهُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ | |
| Türkçe Okunuşu * | Efelâ yetûbûne ila(A)llâhi veyestaġfirûneh(u)(c) va(A)llâhu ġafûrun rahîm(un) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Öyleyse, hâla samimi bir tevbe ile Allah’a dönüp, O’ndan kendilerini bağışlamasını istemeyecekler mi? Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Hâla Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlanmayı dilemiyecekler mi? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Allah'a tevbe etmezler, O'ndan mağfiret dilemezler mi? Oysa Allah Bağışlayan'dır, merhamet edendir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Daha Allaha tevbe edib istiğfar etmiyecekler mi? Allah gafur, rahîmdir |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Haalâ Allah'a dönüb Onun mağfiretini istemeyecekler mi onlar? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Onlar hâlâ Allah'a tevbe edip, O'ndan mağfiret dilemeyecekler mi? Hâlbuki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Hâlâ Allah'a tevbe edip mağfiret dilemiyecekler mi? Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Hâlâ tevbe edip de Allah Teâlâ'dan mağfiret istemiyecekler midir? Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Hâlâ Allah'a dönüp de bağışlanmalarını istemeyecekler mi? Oysa Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Why turn they not to Allah, and seek His forgiveness? For Allah is Oft- forgiving, Most Merciful. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mâide Sûresi 74. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...