# | Meal | Ayet |
---|---|---|
Arapça | اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ | |
Türkçe Okunuşu * | Elleżî yu/tî mâlehu yetezekkâ | |
1. | Ömer Çelik Meali | Malını iyilik yollarında harcayıp nefsini günahlardan arındıran kimse. |
2. | Diyanet Vakfı Meali | 17, 18. Temizlenmek üzere malını hayra veren iyiler ondan (ateşten) uzak tutulur. |
3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 17,18. Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur. |
4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 17,18. Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah’a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır. |
5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir. |
6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | O, ki malını verir, tezekkî eder |
7. | Hasan Basri Çantay Meali | 17,18. Halbuki çok sakınan, malını (Allah nezdinde sırf) temizlenmek için veren ondan uzaklaşdırılacakdır. |
8. | Hayrat Neşriyat Meali | 17,18. Malını (Allah katında) temizlenmek için veren, (günahlardan) en çok sakınan(mü'minler) ise, ondan uzaklaştırılacaktır. |
9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Malını (hayra) veren, (gösteriş yapmıyarak) temizlenen... |
10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Öyle muttakî ki, malını verir temizlenir. |
11. | Ümit Şimşek Meali | O, malını bağışlayıp da arınan kimsedir. |
12. | Yusuf Ali (English) Meali | Those who spend their wealth for increase in self-purification, |
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Leyl Sûresi 18. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
* | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Kehf Suresinin 46. ayetinde şöyle buyrulur: Kehf Suresi 46. Ayet Arapça: اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصّ ...
Kehf Suresinin 45. ayetinde şöyle buyrulur: Kehf Suresi 45. Ayet Arapça: وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ ...
Kehf Suresinin 29. ayetinde şöyle buyrulur: Kehf Suresi 29. Ayet Arapça: وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَ ...
Kehf Suresinin 23-24. ayetlerinde şöyle buyrulur: Kehf Suresi 23-24. Ayet Arapça: وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۬يْءٍ اِنّ۪ي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَدًاۙ اِلَّٓا ...
Kehf Suresinin 17. ayetinde şöyle buyrulur: Kehf Suresi 17. Ayet Arapça: مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ ...
Kehf Suresinin 7. ayetinde şöyle buyrulur: Kehf Suresinin 7. Ayet Arapça: اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ ز۪ينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُ ...