Câsiye Sûresi(45) 33. Ayet


33 / 37


# Meal Ayet
Arapça وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Türkçe Okunuşu * Ve bedâ lehum seyyi-âtu mâ ‘amilû ve hâka bihim mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)
1. Ömer Çelik Meali Derken, yaptıkları ne kadar kötü iş varsa karşılarına çıkacak ve alay edip durdukları cehennem kendilerini her yönden kuşatıverecektir.
2. Diyanet Vakfı Meali Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.  
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Derken onlara yaptıkları amellerin kötülüklerini yüz göstermiş ve o istihza edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir
7. Hasan Basri Çantay Meali Onların yapdıkları amel (ve hareket) lerin kötülükleri, kendilerine (âid olmak üzere), açığa çıkmış, istihza edib durdukları şey (azâb) onları çepçevre kuşatmışdır.
8. Hayrat Neşriyat Meali Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay edip durdukları(azab) onları kuşatıvermiştir.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Derken yaptıkları amellerin kötülükleri onlara zahir olmuş ve alay edib durdukları şeyin cezası (olan azab) kendilerini kuşatıvermiştir.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve onlar için yapmış oldukları şeylerin fenalıkları zuhûra geldi ve kendisiyle istihzâda bulundukları şey, onları kuşattı.
11. Ümit Şimşek Meali Yaptıkları işin kötülüğü artık kendilerine görünmüş ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatmıştır.
12. Yusuf Ali (English) Meali Then will appear to them the evil (fruits) of what they did, and they will be completely encircled by that which they used to mock at!
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Câsiye Sûresi 33. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/tin-suresi-tefsiri-dinle-203488-m.jpg
Tin Sûresi Tefsiri Dinle

Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ  (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/necm-suresi-39-41-ayetler-ne-anlatiyor-203475-m.jpg
Necm Suresi 39-41. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2023/06/tin-suresinin-fazileti-191640-m.jpg
Tin Suresinin Fazileti

Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/necm-suresi-24-25-ayetler-ne-anlatiyor-203451-m.jpg
Necm Suresi 24-25. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/tur-suresi-35-36-ayetler-ne-anlatiyor-203433-m.jpg
Tûr Suresi 35-36. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/tur-suresi-17-18-ayetler-ne-anlatiyor-203423-m.jpg
Tûr Suresi 17-18. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET NİMETLERİ Tûr Suresi 17-18. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَ ...