Ahzâb Sûresi 45-48. Ayet Tefsiri


45-48 / 73


Ahzâb Sûresi Hakkında

Ahzâb sûresi Medine’de hicrî beşinci yılın sonlarında inmiştir. 73 âyettir. İsmini, 20. âyette geçen اَلأحْزَابُ (ahzâb) kelimesinden alır. “Ahzâb” topluluk, grup, parti, bölük gibi mânalara gelen اَلْحِزْبُ (hizb) kelimesinin çoğuludur. İnsanın her gün okumayı mutat hale getirdiği dua demetine ve Kur’an’da bir cüz’ün dörtte birine de hizb denilir. Bu sûrede “ahzâb” kelimesiyle, müslümanlara karşı savaşmak için birleşen müşrik Arap kabileleri ve onlara katılan diğer düşman güçleri kastedilir. Mushaf tertîbine göre 33, iniş sırasına göre 97. sûredir.

Ahzâb Sûresi Konusu

Resûlullah (s.a.s.)’in şahsında tüm mü’minlere Allah’tan korkup kâfirlere ve münafıklara itaat etmeme, Kur’an’a ittibâ ve Allah’a tevekkül gibi temel ahlâkî esaslara yer vererek başlayan sûrede üç mühim tarihî hâdiseden bahsedilir:

  Hicrî 5. yılın Şevvâl ayında vuku bulan Hendek, diğer ismiyle Ahzâb savaşı ve bu vesileyle münafıkların iç dünyalarının ortaya konması, ruh hallerinin tasvir edilmesi.

  Hicrî 5. yılın Zilkâde ayında yapılan Benî Kurayza gazvesi, bu vesileyle mü’minlere zafer ve ganimetlerin müjdelenmesi.

  Yine Hicrî 5. yılın Zilkâde ayında meydana gelen Peygamberimiz (s.a.s.)’in Hz. Zeynep’le evlenmesi ve bu hâdise esas alınarak evlatlıkla alakalı hükümlerin düzenlenmesi.

Bu hâdiseler Ahzâb sûresinin ne zaman indiği hususunda net bir fikir verdiği gibi, sûrede temas edilen diğer konular da bu üç ana hâdise etrafında döner durur. Hususiyle Resûlullah (s.a.s.)’in müstesnâ şahsiyeti, Allah katındaki değeri, kendisine ve hanımlarına mahsus evlenme, boşanma, örtünme hükümleri; mü’minlerin Efendimiz (s.a.s.) ve hanımlarıyla olan içtimâî münâsebetlerine dâir edep kâideleri beyân edilir. Allah ve Rasûlü’ne  karşı saygısız davranan kimselerin hem dünya, hem de âhiretteki fecî sonlarından birer manzara sunularak, mü’minlerin bu hususta daha dikkatli olmaları istenir. Sûre din ve kulluk emânetini taşımanın ehemmiyeti ve zorluğunu dile getirerek nihâyete erer.

Ahzâb Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada otuz üçüncü, iniş sırasına göre doksanıncı sûredir. Âl-i İmrân sûresinden sonra, Mümtehine sûresinden önce Medine’de inmiştir. İbn İshak’a göre hicretten sonra nâzil olmuştur; geliş tarihi bakımından Medine’de nâzil olan sûrelerin dördüncüsüdür.

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ ﴿٤٥﴾
وَدَاعِيًا اِلَى اللّٰهِ بِاِذْنِه۪ وَسِرَاجًا مُن۪يرًا ﴿٤٦﴾
وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَضْلًا كَب۪يرًا ﴿٤٧﴾
وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا ﴿٤٨﴾
Karşılaştır 45: Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni bir şâhit, bir müjdeci, bir uyarıcı olarak gönderdik.
Karşılaştır 46: Allah’ın izniyle yine Allah’a çağıran bir dâvetçi ve nûr saçan bir kandil olarak lutfettik.
Karşılaştır 47: Sen mü’minlere, Allah tarafından pek büyük bir lutuf ve ikrâma erişeceklerini müjdele.
Karşılaştır 48: Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların eziyetlerine aldırma. Sen Allah’a güvenip dayan. Güvenip dayanılacak zat olarak Allah yeter!

TEFSİR:

Burada Resûlullah (s.a.s.)’in önde gelen beş önemli vasfı beyân edilir:

    Şâhit

Bu vasıf, öncelikle uyulacak, ardına düşülecek bir önderi ifade eder. Buna göre, “Allah Resûlü’nde sizin için; Allah’a ve âhirete kavuşmayı uman ve Allah’ı çok çok zikreden kimseler için her bakımdan uyulması gereken mükemmel bir örnek vardır” (Ahzâb 33/21) ayetinin de işaretiyle, Efendimiz (s.a.s.)’in ümmeti üzerine şâhit olması; söz ve davranışlarında, her türlü hal ve hareketinde onlar tarafından uyulması gereken bir önder, bir imam ve bir numûne-i imtisal olduğunu bildirir. Yani ümmet-i Muhammed, bütün davranışlarında Peygamberi kendilerine şâhit tutmalı, önder kabul etmeli ve onun getirdiği doğru yoldan yürümelidirler. İkinci olarak, Resûlullah (s.a.s) kıyamet günü, ümmetine Rabbinin risaletini tebliğ ettiğine dair şâhit olacaktır. Veya Peygamberimiz ümmetinin imanlarına şâhitlik yapacaktır. Üçüncü olarak Peygamberimiz o gün, kendilerine risaleti tebliğ ettiği fakat buna inanmadıklarına dair kâfirler aleyhinde, bir başka görüşe göre yahudi ve hıristiyanlar hakkında şâhit olacaktır.

    Müjdeci

O, Kur’an ve sünetin muhtevâsı içinde yaşayan mü’minleri cennet ile müjdeler.

    Uyarıcı

O, Allah ve Rasûlü’ne itaat etmeyen inkârcıları, münafıkları ve günahkârları Allah’ın azabıyla uyarır.

    Allah’ın izniyle Allah’a çağıran bir davetçi

Onu dini tebliğ etmek üzere Allah Teâlâ vazifelendirmiştir. Yani kendi adına değil Allah adına hareket etmektedir. Dolayısıyla o, yalnız ve sahipsiz değildir; kendini peygamber gönderen Âlemlerin Rabbinin verdiği salahiyetin desteğine de sahiptir. Bu sebeple nasıl devlet adına vazife yapan bir memura karşı çıkmak devlete karşı çıkmak sayılırsa, aynı şekilde Allah’a çağıran bir davetçiye karşı çıkmak da Allah’a karşı çıkmak sayılır.

    Nur saçan bir kandil

Peygamberimiz (s.a.s.), cehalet, sapıklık ve şaşkınlık karanlıklarında akılları ve gönülleri aydınlatıp doğru yolu gösteren bir ışıktır. O, ışığıyla aydınlanmak isteyen ve emrini tutan kimseleri aydınlatan bir kandildir. İnanan kullar, onun Allah katından getirmiş olduğu nûrla aydınlanır ve onunla doğru yola ererler.

Onun, ister şahsını, ister bütün mü’minleri ilgilendiren yönüyle evlilik ve boşanmayla alakalı getirdiği ilâhî buyruklar da, yolumuzu aydınlatmakta, neyi nasıl yapıp huzura ereceğimizi göstermektedir:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-158-ayeti-ne-anlatiyor-195826-m.jpg
Araf Suresinin 158. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-151-ayeti-ne-anlatiyor-195812-m.jpg
Araf Suresinin 151. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟ Mûsâ, “Ey rabbim! Beni ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/hz-omerin-ra-hafizlara-verdigi-ogutler-195805-m.jpg
Hz. Ömer’in (ra.) Hâfızlara Verdiği Öğütler

Ashâb-ı kirâm, her hususta olduğu gibi Kur’ân’a bağlılık ve onun muhtevâsını gönül âlemlerinde hazmederek canlı bir Kur’ân hayâtı yaşama husûsunda da ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-147-ayeti-ne-anlatiyor-195797-m.jpg
Araf Suresinin 147. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/kuran-tilavetini-dinlemeye-gelen-melekler-195793-m.jpg
Kur’ân Tilâvetini Dinlemeye Gelen Melekler

Üseyd bin Hudayr -radıyallâhu anh- anlatıyor: Bir gece Bakara sûresini okuyordum. Atım da yanıbaşımda bağlı duruyordu. Bir ara at şahlanmaya başladı. ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-140-ayeti-ne-anlatiyor-195780-m.jpg
Araf Suresinin 140. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: قَالَ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪يكُمْ اِلٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ Mûsâ, “Allah, sizi âlemlere üstü ...