Yusuf Sûresi 83. Ayet Tefsiri


83 / 111


Yusuf Sûresi Hakkında

Yûsuf sûresi Mekke’de inmiştir. 111 âyettir. İsmini, içinde kıssası tafsilatlı bir şekilde anlatılan Yûsuf (a.s.)’dan alır. Mushaf tertibine göre 12, iniş sırasına göre 53. sûredir.

Yusuf Sûresi Konusu

Sûrenin ilk üç âyetinde gerçekleri açıklayan ve apaçık bir kitap olan Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerine, mânaları üzerinde aklımızı çalıştırıp anlayabilmemiz için Kur’an’ın Arapça olarak indirildiğine ve bu sûrede kıssaların en güzelinin anlatılacağına dikkat çekildikten sonra, 4. âyetten başlayarak 101. âyete kadar Yûsuf (a.s.)’ın kıssası anlatılır. Sûre, kıssadan alınması gereken ders, ibret ve öğütlerle nihâyete erer.

Yusuf Sûresi Nuzül Sebebi

Sa‘d b. Ebî Vakkâs (r.a.) der ki: Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmeye başladı. Efendimiz (s.a.s.) bir müddet ashâbına inen âyetleri okudu. Onların, “Bize, biraz da kıssa anlatsanız” demeleri üzerine “Biz sana vahyettiğimiz bu Kur’an ile kıssaların en güzelini anlatıyoruz” (Yûsuf 12/3) diye başlayan Yûsuf (a.s.)’ın kıssası nâzil oldu. Yine Peygamberimiz onlara bir müddet Kur’ân-ı Kerîm’i okuyunca, bu sefer de: “Bize bazı şeyler anlatsanız” demeleri üzerine: “Allah, sözün en güzeli olan Kur’an’ı, âyetleri birbiriyle âhenkdâr, uyumlu, tıklım büklüm hakîkat dolu bir kitâb hâlinde indirdi” (Zümer 39/23) âyeti nâzil oldu. (Hâkim, el-Müstedrek, III, 345).

Başka bir rivayete göre de yahudiler Mekke müşriklerine akıl vererek “Muhammed’e sorun bakalım bilecek mi: İsrâiloğulları Mısır’a ne sebeple gidip oraya yerleşmişlerdi?” dediler. Mekke müşrikleri gelip Allah Resûlü (s.a.s.)’e bunu sorduklarında, cevap olarak Yûsuf sûresi nâzil olmuştur. (Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, XII, 170) Nitekim “Yûsuf ve kardeşlerinin yaşadıklarında, gerçeği arayanlar ve sorup öğrenmek isteyenler için nice dersler ve ibretler vardır” (Yûsuf 12/7) âyetindeki “soranlar” ifadesinde buna işaret edildiği görülmektedir.

Muhammed b. İshâk’a göre sûrenin iniş sebebi, kavmi tarafından zulme uğ­ramış olan Resûlullah (s.a.s.)’i teselli etmektir. Çünkü müşriklerin baskı­, eziyet ve işkenceleri karşısında Resûl-i Ekrem (s.a.s.) ve ashâbı zor durumda kalmışlardı. Bu zor durumdan bir çıkış yolu arıyorlardı. İşte böyle çile ve meşakkatlerin zirveye tırmandığı bir zamanda bu sûrenin inmesi, müslümanlar için mühim bir teselli ve ferahlama vesilesi olmuştur. Zira bu sûrede tafsilatlı olarak kıssası anlatılan Yû­suf (a.s.) da Filistin’de kardeşleri tarafından bazı kötülüklere mâruz kalmış; fakat so­nunda Mısır’ın devlet idâresinde söz sahibi olmuş, kendisine düşmanlık eden kardeşlerine de her bakımdan yardımcı olmuştu. (Elmalılı, Hak Dini, IV, 2841) Dolayısıyla Yûsuf (a.s.)’ın kıssası Peygamber Efendimiz ve ashâbına, sabrettikleri takdirde Hz. Yûsuf'a verilmiş olan mükâfatın bir benzerinin veri­leceğini ve Kureyşliler’in neticede mağlup olup kendilerine boyun eğeceğini müjdelemektedir. Gerçekten de Allah Resûlü (s.a.s.), müşriklerin baskısı karşısında Medine’ye hicret etmiş, sekiz sene son­ra Mekke’yi fethetmiş ve Kureyşliler ona boyun eğmiştir. İşin câlib-i dikkat yanı, Efendimiz (s.a.s.) Kureyşliler’e, Hz. Yûsuf’un Mısır’da kardeşlerine söylediği sözün aynısını söyle­yerek: “Bugün sizi perişan etmek yok, Allah sizi bağışlasın! O, merhamet­lilerin en merhametlisidir. (bk. Yûsuf 12/92) Gidiniz hepiniz serbest­siniz!” buyurmuştur. (Vâkıdî, el-Meğâzî, II, 835; İbn Sa’d, et-Tabakât, II, 142-143)

قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَن۪ي بِهِمْ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ﴿٨٣﴾
Karşılaştır 83: Yâkub: “Hayır! Belli ki, nefisleriniz sizi aldatıp, böyle kötü bir işe sürüklemiş. Artık bana düşen, en güzel şekilde sabretmektir. Öyle umuyorum ki Allah, onların hepsini bana geri getirecektir. Çünkü O, her şeyi hakkiyle bilen, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olandır” dedi.

TEFSİR:

Yâkub (a.s.)’ın oğulları, daha önce Yûsuf’la ilgili kurdukları tuzak sebebiyle babalarının kendilerine olan güvenini iyiden iyiye sarsmışlardı. Bünyamin’i yanlarında götürmek için izin vermesini istediklerinde Hz. Yâkub’un onlara söylediği sözler ve onlardan ısrarla kesin söz alma teşebbüsleri, bunun açık bir ifadesiydi. Sa‘di’nin dediği gibi: “Yalan söylemek kalıcı darbeye benzer. Yarası iyileşse de izi kalır. Baksana, Yûsuf’un kardeşleri yalanla meşhur olduklarından, doğru söylediklerinde bile onlara itimat kalmamıştır.” Bu sebeple, onlar, bu kez gerçekten doğru söylemelerine rağmen, yine de babaları onlara inanmamış, daha önce dediği gibi “Hayır! Belli ki, nefisleriniz sizi aldatıp, böyle kötü bir işe sürüklemiş” (Yûsuf 12/83) serzenişinde bulunmuştu. Fakat gönlünde, bir gün Allah Teâlâ’nın hepsini; Yûsuf’u, Bünyamin’i ve babasından utancından Mısır’da kalan büyük ağabeylerini kendisine geri ulaştıracağına olan ümidi kaybolmamıştı. O günü hasretle bekliyordu. Fakat içindeki yangın tüm haşmetiyle gönlünü yakıp kavurarak derinlere doğru ilerliyordu:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-30-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 30. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 30. Ayetinin Arapçası:اِنَّكَ مَيِّتٌ وَاِنَّهُمْ مَيِّتُونَۘ Zümer Suresi 30. Ayetinin Meali (Anlamı):Rasûlüm! Gerçek şu ki sen de ölece ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-29-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 29. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 29. Ayetinin Arapçası:ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلًا ف۪يهِ شُرَكَٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِرَجُلٍۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَل ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-28-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 28. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 28. Ayetinin Arapçası:قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ Zümer Suresi 28. Ayetinin Meali (Anlamı):Onu her türl ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-27-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 27. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 27. Ayetinin Arapçası:وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۚ Zümer Suresi 27. A ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-26-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 26. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 26. Ayetinin Arapçası:فَاَذَاقَهُمُ اللّٰهُ الْخِزْيَ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُو ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-25-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 25. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 25. Ayetinin Arapçası:كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ Zümer Suresi 25. Ayetinin Meal ...