Yusuf Sûresi 108. Ayet Tefsiri


108 / 111


Yusuf Sûresi Hakkında

Yûsuf sûresi Mekke’de inmiştir. 111 âyettir. İsmini, içinde kıssası tafsilatlı bir şekilde anlatılan Yûsuf (a.s.)’dan alır. Mushaf tertibine göre 12, iniş sırasına göre 53. sûredir.

Yusuf Sûresi Konusu

Sûrenin ilk üç âyetinde gerçekleri açıklayan ve apaçık bir kitap olan Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerine, mânaları üzerinde aklımızı çalıştırıp anlayabilmemiz için Kur’an’ın Arapça olarak indirildiğine ve bu sûrede kıssaların en güzelinin anlatılacağına dikkat çekildikten sonra, 4. âyetten başlayarak 101. âyete kadar Yûsuf (a.s.)’ın kıssası anlatılır. Sûre, kıssadan alınması gereken ders, ibret ve öğütlerle nihâyete erer.

Yusuf Sûresi Nuzül Sebebi

Sa‘d b. Ebî Vakkâs (r.a.) der ki: Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmeye başladı. Efendimiz (s.a.s.) bir müddet ashâbına inen âyetleri okudu. Onların, “Bize, biraz da kıssa anlatsanız” demeleri üzerine “Biz sana vahyettiğimiz bu Kur’an ile kıssaların en güzelini anlatıyoruz” (Yûsuf 12/3) diye başlayan Yûsuf (a.s.)’ın kıssası nâzil oldu. Yine Peygamberimiz onlara bir müddet Kur’ân-ı Kerîm’i okuyunca, bu sefer de: “Bize bazı şeyler anlatsanız” demeleri üzerine: “Allah, sözün en güzeli olan Kur’an’ı, âyetleri birbiriyle âhenkdâr, uyumlu, tıklım büklüm hakîkat dolu bir kitâb hâlinde indirdi” (Zümer 39/23) âyeti nâzil oldu. (Hâkim, el-Müstedrek, III, 345).

Başka bir rivayete göre de yahudiler Mekke müşriklerine akıl vererek “Muhammed’e sorun bakalım bilecek mi: İsrâiloğulları Mısır’a ne sebeple gidip oraya yerleşmişlerdi?” dediler. Mekke müşrikleri gelip Allah Resûlü (s.a.s.)’e bunu sorduklarında, cevap olarak Yûsuf sûresi nâzil olmuştur. (Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, XII, 170) Nitekim “Yûsuf ve kardeşlerinin yaşadıklarında, gerçeği arayanlar ve sorup öğrenmek isteyenler için nice dersler ve ibretler vardır” (Yûsuf 12/7) âyetindeki “soranlar” ifadesinde buna işaret edildiği görülmektedir.

Muhammed b. İshâk’a göre sûrenin iniş sebebi, kavmi tarafından zulme uğ­ramış olan Resûlullah (s.a.s.)’i teselli etmektir. Çünkü müşriklerin baskı­, eziyet ve işkenceleri karşısında Resûl-i Ekrem (s.a.s.) ve ashâbı zor durumda kalmışlardı. Bu zor durumdan bir çıkış yolu arıyorlardı. İşte böyle çile ve meşakkatlerin zirveye tırmandığı bir zamanda bu sûrenin inmesi, müslümanlar için mühim bir teselli ve ferahlama vesilesi olmuştur. Zira bu sûrede tafsilatlı olarak kıssası anlatılan Yû­suf (a.s.) da Filistin’de kardeşleri tarafından bazı kötülüklere mâruz kalmış; fakat so­nunda Mısır’ın devlet idâresinde söz sahibi olmuş, kendisine düşmanlık eden kardeşlerine de her bakımdan yardımcı olmuştu. (Elmalılı, Hak Dini, IV, 2841) Dolayısıyla Yûsuf (a.s.)’ın kıssası Peygamber Efendimiz ve ashâbına, sabrettikleri takdirde Hz. Yûsuf'a verilmiş olan mükâfatın bir benzerinin veri­leceğini ve Kureyşliler’in neticede mağlup olup kendilerine boyun eğeceğini müjdelemektedir. Gerçekten de Allah Resûlü (s.a.s.), müşriklerin baskısı karşısında Medine’ye hicret etmiş, sekiz sene son­ra Mekke’yi fethetmiş ve Kureyşliler ona boyun eğmiştir. İşin câlib-i dikkat yanı, Efendimiz (s.a.s.) Kureyşliler’e, Hz. Yûsuf’un Mısır’da kardeşlerine söylediği sözün aynısını söyle­yerek: “Bugün sizi perişan etmek yok, Allah sizi bağışlasın! O, merhamet­lilerin en merhametlisidir. (bk. Yûsuf 12/92) Gidiniz hepiniz serbest­siniz!” buyurmuştur. (Vâkıdî, el-Meğâzî, II, 835; İbn Sa’d, et-Tabakât, II, 142-143)

قُلْ هٰذِه۪ سَب۪يل۪ٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَص۪يرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَن۪يۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ﴿١٠٨﴾
Karşılaştır 108: Rasûlüm! Şöyle de: “İşte benim yolum budur: Ben ve bana tâbi olanlar, insanları Allah’a körü körüne değil, basîret üzere, delillere dayanarak ve ne yaptığımızı bilerek dâvet ediyoruz. Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim ve ben, O’na ortak koşanlardan değilim!”

TEFSİR:

Allah Resûlü (s.a.s.)’in yolu, iman ve tevhidle kulu Rabbine ulaştıran İslâm yoludur. Sırat-ı müstakîmdir. Âyette geçen اَلْبَص۪يرَةُ (basiret) kelimesi, “açık ve kesin delil, inanç, bilgi, ibret alınacak şey, kalp gözü, sezmek, idrak etmek, anlama ve kavrama istidadı” gibi mânalara gelir. Basîret, içinde şek olmayan bir yakîn ve içinde şüphe bulunmayan bir beyândır. Basîret sahibi olanlar dış âlemde başarıyla taltif olunurlar; iç âlemlerinde de tahkîke erişirler. İşte Peygamberimiz (s.a.s.) ve dinin tebliğinde onun izinden gidenler, insanları basîret üzere Allah’a davet ederler. Yani müşrikler gibi körü körüne, birtakım bâtıl ve bozuk maksatlar uğruna veya kendi nefsâni arzuları istikâmetinde değil;

    Hedefe ulaştıran apaçık bir beyân ve delil ile,

    Ne dediğini, kime ve neye davet ettiğini net bir şekilde bilerek,

    İhlâs ve samimiyetle,

    Lazım gelen tüm edep, nezahet ve hikmet çerçevesinde ve

    Sadece Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını gözeterek insanları Allah’a çağırırlar.

Görüldüğü üzere mûcizevî bir belâğat ve fesâhate sahip olan Kur’an, kullandığı bir tek “basîret” kelimesiyle, İslâm’ı tebliğin bütün şartlarını en güzel bir şekilde beyân etmektedir. Ancak bu şekilde yapılan tebliğ, faydalı bir netice verecektir. Bunun dışındaki bir din ve dindarlık anlayışı kuru bir iddiadan öteye geçmeyecektir.

Nitekim önceki peygamberlerin de dini aynı yolla tebliğ etmiş ve benzer sıkıntılar yaşamışlardır:  

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-12-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 12. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 12. Ayetinin Arapçası:وَاُمِرْتُ لِاَنْ اَكُونَ اَوَّلَ الْمُسْلِم۪ينَ Zümer Suresi 12. Ayetinin Meali (Anlamı):“Yine bana, size tebliğ e ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-11-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 11. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 11. Ayetinin Arapçası:قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۙ Zümer Suresi 11. Ayetinin Meali (Anlamı):De ki ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-10-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 10. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 10. Ayetinin Arapçası:قُلْ يَا عِبَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَاَر ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-9-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 9. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 9. Ayetinin Arapçası:اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِدًا وَقَٓائِمًا يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ ه ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-8-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 8. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 8. Ayetinin Arapçası:وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُن۪يبًا اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-7-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 7. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 7. Ayetinin Arapçası:اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَ ...