Yusuf Sûresi 77. Ayet Tefsiri


77 / 111


Yusuf Sûresi Hakkında

Yûsuf sûresi Mekke’de inmiştir. 111 âyettir. İsmini, içinde kıssası tafsilatlı bir şekilde anlatılan Yûsuf (a.s.)’dan alır. Mushaf tertibine göre 12, iniş sırasına göre 53. sûredir.

Yusuf Sûresi Konusu

Sûrenin ilk üç âyetinde gerçekleri açıklayan ve apaçık bir kitap olan Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerine, mânaları üzerinde aklımızı çalıştırıp anlayabilmemiz için Kur’an’ın Arapça olarak indirildiğine ve bu sûrede kıssaların en güzelinin anlatılacağına dikkat çekildikten sonra, 4. âyetten başlayarak 101. âyete kadar Yûsuf (a.s.)’ın kıssası anlatılır. Sûre, kıssadan alınması gereken ders, ibret ve öğütlerle nihâyete erer.

Yusuf Sûresi Nuzül Sebebi

Sa‘d b. Ebî Vakkâs (r.a.) der ki: Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmeye başladı. Efendimiz (s.a.s.) bir müddet ashâbına inen âyetleri okudu. Onların, “Bize, biraz da kıssa anlatsanız” demeleri üzerine “Biz sana vahyettiğimiz bu Kur’an ile kıssaların en güzelini anlatıyoruz” (Yûsuf 12/3) diye başlayan Yûsuf (a.s.)’ın kıssası nâzil oldu. Yine Peygamberimiz onlara bir müddet Kur’ân-ı Kerîm’i okuyunca, bu sefer de: “Bize bazı şeyler anlatsanız” demeleri üzerine: “Allah, sözün en güzeli olan Kur’an’ı, âyetleri birbiriyle âhenkdâr, uyumlu, tıklım büklüm hakîkat dolu bir kitâb hâlinde indirdi” (Zümer 39/23) âyeti nâzil oldu. (Hâkim, el-Müstedrek, III, 345).

Başka bir rivayete göre de yahudiler Mekke müşriklerine akıl vererek “Muhammed’e sorun bakalım bilecek mi: İsrâiloğulları Mısır’a ne sebeple gidip oraya yerleşmişlerdi?” dediler. Mekke müşrikleri gelip Allah Resûlü (s.a.s.)’e bunu sorduklarında, cevap olarak Yûsuf sûresi nâzil olmuştur. (Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, XII, 170) Nitekim “Yûsuf ve kardeşlerinin yaşadıklarında, gerçeği arayanlar ve sorup öğrenmek isteyenler için nice dersler ve ibretler vardır” (Yûsuf 12/7) âyetindeki “soranlar” ifadesinde buna işaret edildiği görülmektedir.

Muhammed b. İshâk’a göre sûrenin iniş sebebi, kavmi tarafından zulme uğ­ramış olan Resûlullah (s.a.s.)’i teselli etmektir. Çünkü müşriklerin baskı­, eziyet ve işkenceleri karşısında Resûl-i Ekrem (s.a.s.) ve ashâbı zor durumda kalmışlardı. Bu zor durumdan bir çıkış yolu arıyorlardı. İşte böyle çile ve meşakkatlerin zirveye tırmandığı bir zamanda bu sûrenin inmesi, müslümanlar için mühim bir teselli ve ferahlama vesilesi olmuştur. Zira bu sûrede tafsilatlı olarak kıssası anlatılan Yû­suf (a.s.) da Filistin’de kardeşleri tarafından bazı kötülüklere mâruz kalmış; fakat so­nunda Mısır’ın devlet idâresinde söz sahibi olmuş, kendisine düşmanlık eden kardeşlerine de her bakımdan yardımcı olmuştu. (Elmalılı, Hak Dini, IV, 2841) Dolayısıyla Yûsuf (a.s.)’ın kıssası Peygamber Efendimiz ve ashâbına, sabrettikleri takdirde Hz. Yûsuf'a verilmiş olan mükâfatın bir benzerinin veri­leceğini ve Kureyşliler’in neticede mağlup olup kendilerine boyun eğeceğini müjdelemektedir. Gerçekten de Allah Resûlü (s.a.s.), müşriklerin baskısı karşısında Medine’ye hicret etmiş, sekiz sene son­ra Mekke’yi fethetmiş ve Kureyşliler ona boyun eğmiştir. İşin câlib-i dikkat yanı, Efendimiz (s.a.s.) Kureyşliler’e, Hz. Yûsuf’un Mısır’da kardeşlerine söylediği sözün aynısını söyle­yerek: “Bugün sizi perişan etmek yok, Allah sizi bağışlasın! O, merhamet­lilerin en merhametlisidir. (bk. Yûsuf 12/92) Gidiniz hepiniz serbest­siniz!” buyurmuştur. (Vâkıdî, el-Meğâzî, II, 835; İbn Sa’d, et-Tabakât, II, 142-143)

قَالُٓوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُۚ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ ف۪ي نَفْسِه۪ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًاۚ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ ﴿٧٧﴾
Karşılaştır 77: Yâkub’un oğulları şöyle dediler: “Eğer o hırsızlık yaptıysa, mesele değil, zâten daha önce kardeşi Yûsuf da hırsızlık yapmıştı.” Yûsuf, bu iftiralarından dolayı duyduğu üzüntüyü içine attı. Bunu onlara belli etmemekle beraber içinden de: “Siz çok daha kötü ve acınacak durumdasınız. Doğrusu Allah, iddia ettiğiniz şeyin içyüzünü çok iyi biliyor” dedi.

TEFSİR:

Kardeşlerinin Hz. Yûsuf’u hırsızlıkla itham etmeleri hakkında birkaç rivayet vardır. Bunlardan birine göre Hz. Yûsuf’un halası onu çok severdi. Bu sebeple onu yanında tutmak istiyordu. Halasının evinde, dedesi Hz. İshâk’dan kalma bir kuşak vardı ve onu teberrüken muhafaza ediyorlardı. Halası o kuşağı Hz. Yûsuf’un beline bağladı ve onun, o kuşağı çaldığını söyledi. Onların kanunlarına göre de, hırsızlık yapanın köle edinilmesi gerekiyordu. Halası, böyle bir yola baş vurarak Yûsuf’u yanında alıkoyabilmişti. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XVIII, 147) İşte kardeşleri bu olaya işaret etmek istemişlerdir. Hz. Yûsuf’un, onların bu sözlerinden dolayı içi burkuldu, acı duydu; fakat bunu gizli tuttu, bekledi, sabretti, açığa vurup da onlara belli etmedi. Öfkeye kapılıp açıklamada bulunmadı, kusurlarını affetti. Fakat içinden de, onların çok fenâ vaziyette olduklarını geçirmeden de edemedi. Ancak, nasıl olsa işin hakikatini Allah bildiğinden dolayı, bu sözlerini fazla ciddiye alıp, alınmaya gerek olmadığını düşündü.

Esaslı bir planın hedefi olduklarını fark etmeyen ve Bünyamin’i kurtarmanın başka bir yolu kalmadığını anlayan kardeşler, çareyi, boyunlarını büküp kendilerini acındırarak Hz. Yûsuf’a yalvarmakta buldular:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-20-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 20. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 20. Ayetinin Arapçası:لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌۙ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَن ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-19-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 19. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 19. Ayetinin Arapçası:اَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ الْعَذَابِۜ اَفَاَنْتَ تُنْقِذُ مَنْ فِي النَّارِۚ Zümer Suresi 19. Ayetinin Meali ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-18-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 18. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 18. Ayetinin Arapçası:اَلَّذ۪ينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ اَحْسَنَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدٰيهُمُ اللّٰهُ وَاُو۬لٰٓئِكَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-17-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 17. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 17. Ayetinin Arapçası:وَالَّذ۪ينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ اَنْ يَعْبُدُوهَا وَاَنَابُٓوا اِلَى اللّٰهِ لَهُمُ الْبُشْرٰىۚ فَبَشِّرْ عِبَا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-16-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 16. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 16. Ayetinin Arapçası:لَهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِنَ النَّارِ وَمِنْ تَحْتِهِمْ ظُلَلٌۜ ذٰلِكَ يُخَوِّفُ اللّٰهُ بِه۪ عِبَادَهُۜ يَا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-15-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 15. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 15. Ayetinin Arapçası:فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِه۪ۜ قُلْ اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْ ...